14710,86%-0,39
43,02% 0,02
50,29% -0,03
6168,97% -0,76
10167,41% 0,08
Mersin 2. İdare Mahkemesi, Milli Eğitim camiasında infial yaratan "resen atama" uygulamalarına karşı devrim niteliğinde kararlara imza attı! Aile birliği mazeretiyle yer değiştiren öğretmenlerin, hemen ardından norm fazlası ilan edilip evlerinden 80, 140 hatta 170 kilometre uzağa gönderilmesini "hukuk tanımazlık" olarak niteleyen mahkeme, idarenin takdir yetkisinin sınırlarını çizdi. Günlük saatlerce süren yolculukların aile yapısını zedelediği ve öğretmenin verimliliğini bitirdiği vurgulanan kararlarda, mazeret atamasının amacını yok eden her türlü işlemin kamu yararına aykırı olduğu belirtildi. Peki, 2025/1671 E. ve diğer dava dosyaları öğretmenler için hangi hakları güvence altına alıyor? Müzik, felsefe ve okul öncesi öğretmenleri üzerinden verilen bu kararlar, Türkiye genelindeki binlerce öğretmen için nasıl bir umut ışığı oldu? İşte idarenin ölçülülük ilkesini sarsan o skandal atamalar ve yargının tokat gibi yanıtı haberimizde...
Norm kadro fazlası gerekçesiyle resen atanan öğretmenlere ilişkin yargı kararları, idarenin uygulamalarına önemli sınırlar getirmeye devam ediyor. Mersin 2. İdare Mahkemesi tarafından verilen son kararlar, aile birliği mazereti bulunan öğretmenlerin uzun mesafeli görevlendirmelerinin hukuka aykırı olduğuna işaret etti.
Mahkeme kararlarında, norm fazlası öğretmen atamalarında idarenin takdir yetkisinin sınırsız olmadığı özellikle vurgulandı.
Mersin 2. İdare Mahkemesi’nin 2025/1671 E. sayılı dosyasında, aile birliği mazeretiyle il emrine atanan bir müzik öğretmeninin, kısa süre sonra norm kadro fazlası gerekçesiyle ikametine yaklaşık 80 kilometre uzaklıktaki bir ilçeye resen atanması değerlendirildi.
Mahkeme, bu görevlendirmenin aile birliği mazeretinin amacını ortadan kaldırdığına hükmederek işlemin hukuka aykırı olduğuna karar verdi.
Kararda, günlük uzun mesafeli yolculuğun aile düzenini olumsuz etkileyeceği, öğretmenin mesleki verimliliğini düşüreceği ve uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğurabileceği ifade edildi. Bu gerekçelerle söz konusu atama işlemi hakkında yürütmenin durdurulmasına karar verildi.
Mahkemenin 2025/1728 E. sayılı dosyasında ise aile birliği mazeretiyle atanan bir felsefe öğretmeninin, günlük 140 kilometre gidiş-dönüş mesafeye sahip bir okula resen görevlendirilmesi ele alındı. Bu işlemin, önceki mazeret atamasının hukuki etkisini fiilen ortadan kaldırdığı belirtilerek yürütme durduruldu.
Benzer şekilde 2025/1564 E. sayılı dosyada, eşinin görev yaptığı ilçeden yaklaşık 170 kilometre uzaklıktaki başka bir ilçeye norm fazlası gerekçesiyle atanan okul öncesi öğretmeninin görevlendirilmesi de ölçülülük ilkesine ve kamu yararına aykırı bulunarak durduruldu.
Verilen kararlarda ortak nokta; norm fazlası atamalarda aile birliği, ölçülülük ve kamu yararı ilkelerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği oldu. Mahkeme, idarenin personel planlaması yaparken öğretmenlerin mazeret durumlarını göz ardı edemeyeceğini ve takdir yetkisinin hukuk sınırları içinde kullanılması gerektiğini açıkça ortaya koydu.
Bu kararların, benzer durumda olan öğretmenler için emsal teşkil edebileceği değerlendiriliyor.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.