11007,37%0,81
42,52% 0,07
49,55% -0,06
5743,85% -0,15
9322,75% 0,27
Bu çalıştay kapsamında Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne ilişkin öğretmen görüşlerini almayı hedefliyoruz. Lütfen aşağıdak görüşlerinizi belirtiniz.
1.Temel Yaklaşım (Genel Eğitim Yaklaşımı)
*Programların, öğrencilerin genel gelişimine katkı sağlama noktasında yeterli olduğunu düşünüyor musunuz?
Programın hedeflediği öğrenci profili, ahlaklı, erdemli, milleti ve insanlık için iyi, doğru, faydalı ve güzel olanı yapmayı ideal edinmiş bireylerdir.
En önemsediğim üç hedef:
• Ahlaklı ve erdemli bireylerin yetiştirilmesi.
• Topluma ve insanlığa faydalı olma bilincinin kazandırılması.
• Bilgi ve becerileri etkin şekilde kullanabilen bireyler yetiştirilmesi.
Sosyal-duygusal öğrenme becerilerinin programa dahil edilmesi, öğrencilerin duygusal zekâlarını geliştirmelerine, empati kurabilme yeteneklerini artırmalarına ve sosyal ilişkilerde daha başarılı olmalarına katkı sağlayacaktır. Bu beceriler, öğrencilerin akademik başarılarının yanı sıra kişisel ve sosyal gelişimleri için de kritiktir.
Yalnız programın nasıl uygulanacağı ve nasıl bir netice vereceği meçhuldür. Ayrıca ülke çapında pilot uygulamaların yapılmaması ve öğretmenlere kılavuz kitapların verilmemesi önemli bir eksiktir. Yıllarca eski müfredat ve uygulamalarına alışmış ve buna uygun bir kültürden maarif modele geçmek kolay olmayacaktır.
* Ders sürelerinin yeterli olduğunu düşünüyor musunuz? Bu konuda önerileriniz nelerdir?
Maalesef bazı sınıflarda beyaz/siyah/yeşil tahtaların yanında, etkili olarak kullanılamayan akıllı tahtaların bulunmasının dışında sınıftaki öğretmen-öğrenci, öğrenci-öğrenci, öğrenci-materyal etkileşimleriyle ilgili davranış kalıplarında önemli bir değişiklik olmadı. Maarif modelin başarılı olması için ders sürelerinin artırılması ve sınıf ortamlarının yeni modele göre tasarlanması gerekmektedir. Sınıflarımızın mutlaka yârim ay yani hilal şeklinde olması gerekir. Ders süresi arttırılmalı ama günlük ders 8 saati 6 saate düşürülmelidir. İkili öğretim ve deprem bölgelerinde ders süresinin 30 dakikaya indirilmesi güzel bir uygulamadır. Teknolojik. interaktif, online oyun temelli vb. uygulamalarla dersler öğretilmelidir.
Çocukların birbirinin sırtını görerek oturduğu, öğretim materyallerinin ders kitabıyla sınırlı olduğu bir eğitim ortamında çocukların öğrenmekten, okuldan, okulla ilgili diğer etkinliklerden keyif almasını, demokratik yaşama bilincini, üst düzey düşünme becerilerini (problem çözmeyi, analitik düşünmeyi, sentez yapmayı, problemlere yaratıcı çözümler bulmayı) kazanmasını beklemek mümkün mü?
*Eğitimde öğrenci odaklı yaklaşımı nasıl daha verimli hale getirebiliriz?
Çocuklarımızı ve gençlerimizi de robot olarak görmeyeceksek; derste işlenecek konuya dikkatlerinin çekilmesi, ilgi, merak uyandırılması, dersi/konuyu/görevi/işi başarabilecekleri ile ilgili özgüvenlerinin oluşturulması; konuya odaklanmaları, araştırmaları, incelemeleri, paylaşmaları, tartışmaları, sonuca ulaşmaları zaman alacaktır.
Sonuç olarak; büyük gruplarda sadece öğretmenin bilgi aktarıcılığına dayalı olarak derslerin işlendiği, öğrencilerin etkin katılımının gerçekleşmediği eğitim ortamlarında ders süresi ne kadar kısa olursa olsun öğrencilerin dikkatlerinin sürdürülmesi ve anlamlı öğrenmenin gerçekleşmesi mümkün değil. Nitelikli öğrenmeyi gerçekleştirebilmek için nitelikli eğitim ortamlarına, nitelikli öğretmen ve yöneticilere, işbirliği içinde çalışacak velilere ihtiyaç var. Bu durumda, alınması gereken temel önlemlerden biri de kalabalık sınıf mevcutlarını azaltmak bu amaçla; öğrencinin doğasına uygun okul mimarisiyle yapılmış ve öğrenme materyalleriyle donatılmış daha çok sayıda okul binası yapmak gerekiyor. Ayrıca nitelikli öğretmen ve onları yetiştiren nitelikli öğretim üyesi sayısını da artırmak şart. Sınıf öğrenci sayılarını azaltmalıyız. Üst düzey davranışları geliştirmek için beyin fırtınası, açık uçlu sorular, tartışma, drama vb. Etkinlikler için sınıf ortamının yeniden tasarlanması gerekir. Öğrencileri proje odaklı düşündürmeli ve proje kültürü oluşturmalıyız.
Öğrencilerin derslerde aktif hale getirilmesi için her türlü gayretin gösterilmesi, görevler verilmesi, özel görüşmeler yapılması,
Erdemli ve Yetkin insan profili için gerekli değerlerin kazanılıp kazanılmadığı, günlük hayatta uygulanıp uygulanmadığı konusunda gözlemler yapılarak, veli ve öğrenci ile görüşülmesi, gerekirse rehberlik servisine yönlendirilmesi.
Kavramsal becerilerin gözlemlenmesi ve buna göre yetenekleri veya yetersizlikleri görülen öğrencilerin belirlenerek farklılaştırma yoluyla desteklenmeleri. Alan becerilerini geliştirmeye ilişkin tarihsel araştırma görevleri verilmesi ve tarihi araştırma metodolojisine uygun yapması.
Erdemli ve Yetkin insan profili için gerekli değerlerin kazanılıp kazanılmadığı, günlük hayatta uygulanıp uygulanmadığı konusunda gözlemler yapılarak, veli ve öğrenci ile görüşülmesi, gerekirse rehberlik servisine yönlendirilmesi. Okuryazarlık becerilerini geliştirmeye ilişkin kitap okuma listelerinin oluşturulması ve en az iki kitap aldırılması, böylece öğrencinin kendi kitaplığını da oluşturmasının özendirilmesi.
*Derslerde öğretilen bilgilerin uygulama alanlarına aktarılmasında yaşanan zorluklar olduğunu düşünüyor musunuz? Bu zorlukları gidermek için hangi yöntemler önerilebilir?
Programın ,30-40 kişilik sınıflarda ders kitabındaki etkinliklerle uygulanması mümkün görünmüyor. Sadece ön değerlendirme süreci dahi programda öngörülen sürede gerçekleşemiyor. Ardışıklık açısından bir sorun yok. Ancak alt kademelerden birinde öğrencinin yaşayacağı öğretmensizlik, dersin boş geçmesi veya öğretmenden kaynaklı başka bir eksiklikten kaynaklı ardışıklık bağını koparan durumlar nasıl telafi edilecek? Bunun ortaya koyulması gerekir.
Materyal ve laboratuvar ortamlarının eksikliği öğrencilerin farklı şekilde öğrenmelerini engellediği için çoklu zekâ açısından sıkıntı oluşturabilmektedir. Bu durum öğrenciler arası fırsat eşitsizliği doğurmaktadır
Bazı okullarda akıllı tahta gibi olanaklar bulunabilirken bazı okullarda bulunmaması ciddi anlamda sıkıntı oluşturabilmektedir. Bu durum internet tabanlı öğrenmenin hayat bulamamasına neden olabilmektedir. Her sınıfta akıllı tahtanın olmaması da fırsat eşitliğini zedelemektedir.
Eğitim sisteminde temele alınan yapılandırmacılık kuramı, araştırma ve inceleme yoluyla öğretim stratejisi ve yaşama yakınlık ilkelerinin uygulanamamasından kaynaklı çeşitli epistemolojik sorunlar oluşturmaktadır. Bilginin günlük hayata uygulanmaması, programların teoride kalması, bunun neticesinde ezbere dayalı öğretim gerçekleşmesi ve hazır bilginin sağlanmasını bilgiye yüklenen anlam bağlamında yaşanan sorunlar vb. sıkıntılar oluşturmaktadır. Ölçme ve değerlendirme işlemlerinin sonuç odaklı olmasının yapılandırmacılık ve çoklu zekâ ile ilgili sorunları ortaya çıkarmaktadır.
Konu merkezli eğitim sistemlerinde, bilgilerin ezberlendiği ortamlar oluşturularak eğitimin tamamen sınav odaklı olmaktadır.. Bir taraftan her öğrencinin farklı olduğu ve öğrencilerin kendi öğrenmelerinden sorumlu olduğu görüşü savunulurken diğer taraftan öğrencilerin öğrenme süreçleri dikkate alınmadan her öğrenciye aynı soruların sorulduğu sınavları merkeze almak büyük bir sorun olarak görülmektedir.
Yapılandırmacılığa göre öğrencilerin sorumluluk almaları gerektiği ve gerçek yaşamadan durumların öğrencilere sunulması gerektiği için süreç odaklı değerlendirmelerin yapılması gerekir.
Öğrencilerin giriş davranışlarını dikkate almamak öğrencilerin özelliklerini belirlemeden eğitim ve öğretimi gerçekleştirmek anlamına gelmektedir. Bu durum ise yapılandırmacılık kuramı ile ters düşmektedir.
Okullarda alt yapı ile ilgili merkezi çalışmaların yürütülerek iyileştirilmelerin yapılması önemli görülmektedir. Ayrıca görevlerine devam eden öğretmenlerin çağdaş eğitim anlayışını daha iyi kavrayabilmeleri için nitelikli hizmet içi eğitimin verilmesi önerilmektedir. Eğitimde yaşanan sorunlar hayat boyu öğrenme becerileri, eğitim ahlakı ve eğitim ekonomisi bağlamında tespit edilebilir.
2.Öğrenci Profili (Bireysel Farklılıklar)
*Bireysel gelişimleri izlerken karşılaştığınız zorluklar nelerdir?
Maalesef, müfredat programlarımız bireysel ve yerel değildir Hem her öğrenci ayrı bir dünyadır, bilgisi hazırbulunuşluğu, yeteneği, becerisi bir değildir diyoruz hem de coğrafi özellikleri birbirinden farklı bu bölgelere merkezden bir müfredat gönderiyoruz, bu hem bilime hem pedagojiye hem de insanlığa aykırıdır. Ders süresinin azlığı, sınıf mevcudunun yüksekliği öğrencilerle ilgilenme ve onları tanıyarak maarif modele uygun yetiştirmede sıkıntı yaratmaktadır.
Bireysel gelişim dosyasına dayalı değerlendirmeyi yararlı buluyorum
b-Öğretmenin öğrencinin gelişimini izlemesini ve öğrenciyi tanımasını sağlar
c-Öğrencinin kendi gelişimini izlemesini ve öz değerlendirme yapmasını sağlar
d-1. ve 2. sınıflarda uygulanmasında zorluk yaşanıyor ve amacına ulaşmıyor
e-Uygulanmasında zorluklar yaşandığı için etkili değil ve amacına ulaşmıyor
f-Ünite ve yıl içerisindeki çalışmaları yansıtır
g-Öğrenciyi araştırmaya yöneltir
h-Öğrencinin farklı yönlerini değerlendirmeye olanak tanır
i-Öğrencilerin yaratıcılığını geliştirerek yeteneklerini ortaya çıkartır
j-Öğrencilerin grup çalışma becerisini geliştirerek akran değerlendirmesine olanak tanır
k-Öğretmen tarafından öğrenci ürünlerinin ve sürecin değerlendirilmesi
l-Yararlı değil
m-Öğretmenler tarafından henüz içselleştirilememiştir
n-Etkili olması öğrenciye bağlıdır
o-Öğrencilerin bireysel çalışmalarını kapsar
p-Velilerin öğrencilerin gelişimini izlemesini sağlar
Bireysel Gelişim Dosyasına Dayalı Değerlendirmede Karşılaştığınız Güçlükler:
a-Fiziksel olanakların kısıtlı olması
a-1. Sınıfların dosyaları saklamak için elverişsiz olması
a-2. Bazı çalışmaların dosyaya konulamaması
a-3. Dosyaların saklanacağı dolapların yetersizliği
b-Zaman yetersizliği
c-Dosyadaki çalışmaların velilerce hazırlanması
d-Öğrencilerin ekonomik durumu
e-Küçük sınıflarda uygulama zorluğu
f-Sınıf mevcutlarının kalabalık olması
g-Öğretmenin BGD konusundaki bilgi eksikliği
h-BGD’larının eğitim sistemindeki sınav sistemi ile uyumsuz olması
i- Etkinliklerin çokluğunun ailede ve öğrencide bıkkınlık oluşturması
- Dosyaların puanlanmasında sorun yaşanması
k-Öğrencilerin yaptıkları etkinliklerde birbirlerinden etkilenmeleri
l-Öğrencinin bilgiyi kaynağından doğrudan kopya etmesi
m-Eğitim sisteminin uygun olmaması
n-Bireysel farklılıklar nedeniyle BGD’larının bazı öğrenciler için uygunsuz olması
o-Öğrencinin internet vb. bilgi kaynaklarını kullanma konusunda bilgi eksikliğinin olması
p-Akran değerlendirmede objektif olunamaması
r-Öğrenciler arasında gereksiz rekabete yol açması
Bireysel Gelişim Dosyasına Dayalı Değerlendirmede Karşılaştığınız Güçlüklere
Yönelik çözüm Önerileri:
a-Öğretmenlere BGD hakkında seminerler verilmeli
b-BGD etkinlikleri azaltılmalı
c-BGD’larının değerlendirilmesine açıklık getirilmeli
d-Veliler bilinçlendirilmeli
e-BGD uygulamaları sınıf düzeylerine göre özelleştirilmeli
f-Okullarda dosyaların sergilenebileceği alanlar oluşturulmalı
g-BGD çalışmalarının konulacağı dosyalarda tek örneklik olmalı
h-BGD etkinkleri çocuğun seviyesine uygun olmalı
i-BGD’na dayalı değerlendirme süreci daha geniş bir zamana yayılmalı
j-Sınıflar BGD’larının saklanabilmesine olanak tanımalı
k-Çalışmaların öğrenciler tarafından yapılması sağlanmalı
l-Sınav sistemi yenilenmeli
m-BGD’ları değerlendirilmeye alınmamalı
n-Sınıf mevcutları düşürülmeli
o-Öğrencilerin bilgi kaynaklarındaki bilgileri doğrudan kopya etmeleri önlenmeli
p-Etkinliklerin okul ortamında yapılması sağlanmalı
r-Sunum için ayrılan zaman arttırılmalı
s-BGD etkinlikleri için kullanılacak araç-gereçler okul tarafından karşılanmalı
t-BGD çalışmaları 1. ve 2. sınıflardan kaldırılmalı
*Ölçme ve değerlendirme yapılırken okul ve öğrenci seviyelerindeki farklılıkları nasıl dikkate alıyorsunuz?
Ölçme değerlendirmenin temel amacı öğrenciye dönüt sağlamak ve öğrenmeyi geliştirmektir.
Öğrencinin davranış değişikliklerini ortaya çıkarmak ve tespit etmektir. Veliye, öğrenciye ve öğretmene bilgi verir.
Eğitimde ölçme ve değerlendirme nasıl olmalıdır?
Öğrencilerin eğitim düzeyine uygun olmalıdır.
Gereksiz ifade ve teknik dil içermemelidir.
Amacı açıkça ifade etmelidir.
Beklenen yanıtların nasıl verileceğini açıkça ifade etmelidir.
Görevin tüm önemli parametrelerini belirtmelidir (Zaman, gerekli malzeme vs)
Yanıtlar için değerlendirme ölçütlerini içermelidir.
Her öğrencinin ihtiyaçları farklıdır. Bu nedenle raporlar öğrencilerin güçlü ve zayıf yönlerini, gelişim gösterdikleri alanları ve potansiyellerini yansıtmalıdır. Öğretim programları kapsamında hangi becerilerde gelişim gösterdikleri, hangi becerinin hangi sürecinde zorlandıklarına ilişkin bireyselleştirilmiş geri bildirimler; paydaşların öğrencilerin durumlarını anlamalarına ve geliştirmelerine yardımcı olabilir. Sadece sonuç odaklı değerlendirmeleri raporlamak yerine öğrencilerin nasıl gelişebilecekleri konusunda öneriler içeren raporlar da hazırlanabilir. Bu tür raporlar, veli ve öğrencilere somut hedefler belirlemeleri konusunda yardımcı olacaktır.
*Öğrencilerin bireysel yeteneklerini daha iyi desteklemek için hangi yöntemleri önerirsiniz?
Eğitimde oyunlaştırma prensiplerini benimseyen kişiselleştirilmiş öğrenme uygulayıcıları, dikkatlice hazırlanmış ders planlarının dahi her öğrencinin gereksinimlerini mükemmel bir şekilde karşılayamaz. Eğitim içeriği, öğrencilerin çeşitli öğrenme deneyimleri, geçmişleri ve yetenekleri ile şekillenen geleceklerini yansıtmalıdır. Bu sayede her öğrenciye ulaşılabilir ve kendi öğrenme hedeflerine ulaşmada desteklenebilir.
Kişiselleştirme, her öğrenci için özel bir öğrenme planı oluşturmak anlamına gelmez. Bunun yerine öğrencilere ve eğitimcilere bireyin öğrenme yolculuğunu en iyi şekilde desteklemek için stratejik seçenekler sunar. Kişiselleştirilmiş öğrenmenin belirli yönlerine yardımcı olan bazı araçlar da bulunur.
Kişiselleştirilmiş öğrenme, öğrencilerin benzersiz ihtiyaçlarına ve yeteneklerine uygun özel öğrenme yöntemlerini içeren bir öğretim yaklaşımıdır. Bu, öğretmenlere, her öğrencinin farklı geçmişine, yeteneklerine ve öğrenme tercihlerine göre materyaller sunma esnekliği tanır. Tek tip ödevler ve değerlendirmeler yerine öğrencilere seçenekler sunar, kendi öğrenme süreçlerini kontrol etmelerini sağlar ve motivasyonlarını artırarak katılımlarını teşvik eder.
Her öğrencinin öğrenme hızı ve düzeyi kendine özgüdür,
Öğrenci merkezlidir,
Öğrenciler bireysel çalışmalar ve ödevler yaparlar,
Öğrenci öğretim etkinliğine aktif olarak katılır,
Gruplardaki öğrenciler nasıl öğreneceklerini kararlaştır ve sorumluluk alırlar,
Bu gruplardaki öğrencilerin bireysel gereksinimlerini karşılamaya dönük olarak, dönüşümlü günlük çalışma, becerileri geliştirme, planlı grup çalışması yapma ve düzey geliştirme çalışmaları gibi etkinlikler yapılabilir.
3.Erdem-Değer-Eylem Çerçevesi
*Değerler eğitimi, derslerde öğrenciler üzerinde nasıl bir etki yarattı?
Değerler eğitimi, toplumun temel değerlerinin ve kültürel mirasının gelecek nesillere aktarılmasını sağlar. Bu sayede toplumun değerleri ve kimliği yaşatılır.
Değerler eğitimi, öğrencilerin karakter gelişimini destekler ve onların etik değerleri içselleştirmelerini sağlar. Dürüstlük, sorumluluk, adalet gibi değerler, öğrencilerin kişiliklerinin temel taşları haline gelir.
Değerler eğitimi, öğrencilere başkalarının duygularını anlama, empati kurma ve hoşgörü gösterme becerilerini kazandırır. Bu sayede öğrenciler, daha anlayışlı ve saygılı bireyler olarak yetişirler.
Değerler eğitimi, öğrencilere doğru ve yanlış arasında ahlaki değerlendirmeler yapma becerisi kazandırır. Bu sayede öğrenciler, günlük hayatta karşılaştıkları zorlukları daha etik bir bakış açısıyla çözerler.
Değerler eğitimi, toplumsal uyumu ve barışı destekler. Saygı, hoşgörü ve adalet değerleri, farklılıkların kabul edilmesini ve toplumda uyumlu bir yaşamın oluşturulmasını sağlar.
Değerler eğitimi, öğrencilerin doğru olanı yapma cesaretini ve özgüvenini artırır. Eğitimde alınan ahlaki değerler, öğrencilerin özsaygılarını ve kendilerine olan güvenlerini yükseltir.
Değerler eğitimi, öğrencilerin etik sorunlarla karşılaştıklarında doğru kararlar verme becerisi kazanmalarını sağlar. Etik değerler, öğrencilerin doğruyu yanlıştan ayırt etmelerine yardımcı olur.
Değerler eğitimi, öğrencilerin sorumluluk alma ve iş ahlakını geliştirme süreçlerini destekler. Öğrenciler, verilen görevleri zamanında ve düzenli bir şekilde yerine getirme alışkanlığı kazanır.
Değerler eğitimi, öğrencilerin empati kurma ve etkili iletişim becerilerini geliştirmelerini sağlar. Bu sayede öğrenciler, diğer insanların duygularını anlama ve onlarla sağlıklı ilişkiler kurma yeteneğine sahip olurlar.
Değerler eğitimi, öğrencilere toplumsal sorumluluk bilinci kazandırır. Öğrenciler, topluma ve çevreye karşı duyarlılık gösterme ve katkıda bulunma isteği geliştirirler.
Sonuç olarak, eğitimde değerler eğitimi, öğrencilerin karakter gelişimini destekleyen ve toplumsal değerleri aktaran önemli bir unsurdur. Değerler eğitimi, öğrencilerin etik değerleri benimsemelerine, empati ve hoşgörü becerilerini geliştirmelerine, sorun çözme ve karar verme yeteneklerini kazanmalarına ve toplumsal uyum içinde yaşamalarına katkı sağlar. Öğrencilerin değerlerle donatılmış olması, onların gelecekteki hayatlarında daha bilinçli ve ahlaki kararlar almalarına yardımcı olur.
Değerler eğitimi, öğrenci karakter gelişimine katkı sağlayarak onların olumlu kişisel nitelikler geliştirmelerine yardımcı olur. Bu nitelikler, öğrencilerin sosyal hayatlarında ve kariyerlerinde başarılı olmalarına önemli bir temel oluşturur. Değerler eğitimi sayesinde öğrenciler, insanlık değerlerine sahip olma bilincini taşırlar ve bu değerleri hayatlarına yansıtarak topluma olumlu bir katkıda bulunurlar.
*Değerler eğitimini daha etkili hale getirmek için hangi değişiklikleri önerirsiniz?
Psikolog Thomas Lickona (1991), karakter eğitimi için, “iyi bir insan olmanın gerektirdiği erdemlerin yeşermesi için planlanmış bir çabayı içerir” diyor. Ancak iyi insan yetiştirmeyi eğitimin merkezine koyuyoruz demek de yetmiyor. Bunun nasıl yapılacağı ve iyiliğin neye göre tanımlandığı oldukça önemli.
Kohlberg, “Ahlaki düşünceyle davranış ve duygu arasında ilişki kurmak” amacıyla yola çıkarak, çocukların gelişmekte olan bir ahlaki sistemlerinin olduğunu, bilişsel gelişimin bu süreçte önemli bir rol oynadığını ve bunun sadece öğretilerle oluşmadığını vurguluyor. Elliot Turiel de, kural, doğru-yanlış, ahlaki olan ve olmayan gibi ayrıştırmaların bireyin çevresi, kültürü, aynı zamanda duygu ve zihinsel eylemleriyle şekillendiğini vurguluyor. Kohlberg gibi Turiel de, insanların sadece doğru ve yanlışın onlara empoze edilmesiyle bir ahlak geliştirmediklerini aslında içlerinde hem duygusal hem de zihinsel olarak ötekilerinin iyiliğini gözetme ve adalet anlayışı yöneliminin olduğunu anlatıyor.
“Ahlak, sadece doğru ve yanlışın empoze edilmesiyle oluşmuyor”
Sonuç olarak, halen ders kitaplarımızda değer edinimi çocuklara doğrunun ve yanlışın gösterildiği, çocuğun ne yapması ve yapmaması gerektiğinin nasihat edildiği bir süreç olarak ele alınıyor. Çocukların evrensel, kültürel ve bireysel yargılarını davranış, biliş ve duygu bağlamında geliştirecekleri göz ardı edilmekte, empati, sempati ve saygı gibi doğru davranış geliştirmek için odaklanılması gereken duygular ihmal edilmektedir. Oysa ki, çocukların bilişsel, sosyal ve duygusal gelişimleri göz önüne alındığında, çocukların iyi ve doğru insan olmanın unsurlarını, sorgulayarak, empati kurarak ve saygı duyarak kazanmaları, var olan içsel potansiyellerini geliştirmeleri daha muhtemeldir. Ayrıca özellikle kültürel değerlerin içeriğinin oluşturulmasında çoğulcu ve kapsayıcı olmak ve daha evrensel olan değerlere vurgunun artırılması dünya insanı olmanın da yollarını açabilecektir. Unutulmamalıdır ki, iyi ve erdemli bir insan, mesela başkalarına zarar vermeyen, saygılı ve dürüst olan birisi, kültürel değerlerine uygun yaşasa da yaşamasa da iyi ve erdemli bir insandır.
4.Beceriler Çerçevesi (21. Yüzyıl Becerileri)
*Öğrencilerimizin grup çalışmaları ve iletişim becerilerini nasıl destekleyebiliriz?
Bir öğrencinin bir hikayeyi sırayla anlatmasına yardımcı olmak için bir hikaye ana hattı kullanın. Öğrencilerin eve döndüklerinde gün boyunca farklı deneyimler hakkında konuşmalarına yardımcı olmak için okul gününün bir şablonlarını sağlayın.
İster uzaktan ister şahsen hizmet sunsun, sosyal (pragmatik) iletişim zorlukları olan öğrenciler, sosyal iletişimin temel yönlerinde doğrudan öğretimden yararlanabilirler. Hepimizin yaşadığı rutindeki önemli aksaklıkları ve bu tür değişikliklerin öğrenme ve iletişimi nasıl etkileyebileceğini bilmek önemlidir. Dil ve konuşma terapistleri, öğrencilerin evden okula sorunsuz bir geçiş yapmalarına yardımcı olmak için etkili olabilir.
İletişim Becerilerinizi Geliştirmenin Yolu:
Dinleyin, dinleyin ve dinleyin. İnsanlar duyulmak isterler. ...
Kiminle konuştuğunuz önemlidir. ...
Beden dili önemlidir. ...
Göndermeden önce mesajınızı kontrol edin. ...
Kısa ve öz olun. ...
Not alın. ...
Bazen telefonu kaldırmak daha iyidir. ...
Konuşmadan önce düşünün.
İletişimin en iyi yöntemi, sakin ve net konuşmak, dolgu sözcüklerden kaçınmak, göz teması kurmak, uygun beden dili kullanmak ve dikkatli dinlemektir. İletişimin önemli unsurlarından biri sakin ve net konuşmaktır.
Grup çalışmaları, bireysel öğrenme süreçlerini zenginleştirerek daha etkili ve kalıcı bir öğrenme deneyimi sunar. Doğru bir şekilde uygulandığında, hem akademik başarıyı artırır hem de sosyal becerilerin gelişimine katkı sağlar.
Grupla öğretim teknikleri oldukça fazla teknikten oluşmaktadır. Grupla öğretim teknikleri; beyin fırtınası, görüş geliştirme, 6 şapkalı düşünme, drama, rol yapma, gösteri, soru ve cevap, benzetim, eğitsel oyun, balık kılçığı, istasyon, mikro öğretim ve daha birçok teknikten oluşmaktadır.
*Beceriler geliştirme konusunda karşılaştığınız zorluklar nelerdir?
Beceriler, başarının yapı taşlarıdır. Günümüz dünyasında bunların önemi küçümsenemez. Teknolojinin ve diğer birçok alanın gelişmesiyle birlikte, geri kalmamak için sürekli olarak beceriler üzerinde çalışmak gerekir.
Becerilerin geliştirilmesi, yaşamın her alanında büyüme ve başarı için hayati öneme sahiptir. Beceriler, bilgisayar becerilerinden dillere ve hatta yemek yapmaya kadar geniş bir yetenek yelpazesini kapsar ve hayatları şekillendirmeye yardımcı olur. Günümüz dünyasında ayakta kalmak için gelişim gereklidir. Beceri gelişimi bir tercih değil, hayatta karşılaşılan zorlukları aşmak için zorunlu bir önkoşuldur.
Becerilerin geliştirilmesi aynı zamanda özgüvenin artmasına da yol açar, bu da insanları güçlendirir ve kendilerini daha fazla zorlamaya istekli hale getirir. Beceri gelişimi kariyer alanında da daha fazla fırsat sağlar, terfi şansını, iş performansını ve istihdam edilebilirliği artırır. Genel olarak, beceri geliştirme daha yüksek bir yaşam kalitesine götürür.
Yani problem çözme, bir çözüme ulaşmak için birden fazla beceri gerektirir. Aşağıda yer alan becerilerin hepsi, şirketlerin şu anki ve gelecekteki iş yerlerinde arzu ettikleri hayati mesleki becerilerdir.
Problem Çözme Becerileri:
Karar verme
İletişim
Araştırma
Analitik düşünme
Yaratıcılık
Aktif dinleme
Soğukkanlılık
Eleştirel düşünme
Detaylara dikkat
Devamlılık
İşte problem çözme becerilerini geliştirmek ve öne çıkarmak için 10 strateji:
Aktif dinleme üzerinde çalış.
Dijital dönüşüm hakkında bilgi edinmeyi hedefle.
Farklı düşünmeyi öğren.
Soruna değil, çözüme odaklan.
Nasıl ve nedenin bilincinde ol.
Sudoku ve çapraz bulmacalarla başla.
Ölçülebilir sonuçları takip et.
Bir günlük tut.
Liderlik rolleri üstlen.
Zihin haritalarını kullanmayı dene.
5.Bütüncül Eğitim Yaklaşımı
*Bütüncül eğitim yaklaşımı, derslerinizi daha etkili hale getirdi mi?
Bütüncül öğretimden amaç her okuldaki, her topluluktaki her bir bireyin sağlıklı, güvenli, katılımcı, bireysel farklılıklarının beslendiği, desteklendiği bir eğitim anlayışı ve yaklaşımının oluşturulması ve yerleştirilmesidir.
Bütüncül eğitim yaklaşımı, bireylerin gelişim ve öğreniminin tüm alanlarını desteklemeye ve beslemeye odaklanan bir öğretim sunar. Eleştirel düşünme gibi bilişsel becerilerin geliştirilebilmesi için çocuğun sosyal, duygusal, kişisel sağlık ve refah ihtiyaçlarının karşılanması gerektiğini anlar ve ona hizmet eder
Bireyi bir bütün olarak eğitmek için akademik becerilerin öğretilmesi, değerlendirilmesi
ve değer görmelerinin ötesine geçmek önemlidir. Bireyleri çocukluktan başlamak üzere bütüncül olarak eğitmek ve geliştirmek hem bireysel hedeflerini hem de içinde yaşadıkları toplumun hedeflerini düşünen yaratıcı, millî şuura sahip, adanmış, nitelikli ve kamusal iyi düşünen vatandaşların yetişmesine vesile olarak
toplumu güçlendirecektir. Öncelikle sınıf ortamlarının yeniden tasarlanması, ders sürelerinin artması, müfredatların bireyselleştirilmesi ve yerelleştirilmesi gerekir. Ayrıca bu yeni modelin de bir kültürünün oluşması beklenmelidir.
*Bütüncül eğitim anlayışını daha iyi uygulamak adına ne tür değişiklikler yapılabilir?
Eğitim sisteminin bir parçası olan politika yapıcılar, akademisyenler ve öğretmenler hangi ülkede yaşadıklarından bağımsız olarak uluslararası eğitim alan yazınından farkına vararak ya da varmayarak büyük oranda etkilenmektedirler. Bu nedenle eğitime hem sistemin içinden hem de dışından bakabilmenin yollarını bulmamız ve nitelikli araştırmalar yaparak politika önerilerinde bulunabilmemiz gerekir. Bugün için eğitim alan yazını üzerine daha çok etki edebilen kurumlar veya kişiler ulusal eğitim sistemlerini yönlendirebilmektedirler.
Eğitim politikalarının geliştirilmesinde STEM eğitimi, ulusal stratejilerin oluşturulması ve bütçe ayrılmasıyla desteklenmelidir. Erken çocukluk döneminden itibaren STEM çalışmaları ciddiyetle gerçekleştirilmelidir. Müfredat reformlarıyla STEM odaklı öğrenme entegre edilmeli, erişimde fırsat eşitliği sağlanarak dezavantajlı bölgelerdeki öğrencilerin STEM eğitimine katılımı artırılmalıdır. Kariyer yönlendirme politikaları ve meslek tanıtımları, öğrencilere STEM alanlarında gelecek planlamalarında rehberlik sağlayabilir.
Ayrıca, donanımlı STEM laboratuvarları, teknolojik altyapı ve bölgesel STEM merkezleriyle öğrencilere uygulamalı öğrenme fırsatları sunulmalıdır. Özellikle kırsal bölgelerde online STEM platformları geliştirilerek dijital erişim desteklenmeli ve altyapı eksiklikleri giderilmelidir. Toplumun STEM farkındalığını artırmak adına toplumsal kampanyalar düzenlenmeli, aile katılımı ve rol model programları aracılığıyla öğrencilere destek sağlanmalıdır.
Özel sektörle iş birlikleri kapsamında staj programları, STEM etkinlikleri ve sanayi destekli projeler öğrencilere sunulmalı; uluslararası projelere katılım teşvik edilerek küresel rekabet ortamı oluşturulmalıdır. Sürekli araştırmalarla STEM uygulamalarının etkililiği değerlendirilmeli, veriye dayalı iyileştirme süreçleri planlanmalı ve ulusal-uluslararası kıyaslamalar yapılarak STEM eğitiminde gelişim sağlanmalıdır. STEM istihdam alanları artırılmalı ve beyin göçü çeşitli teşviklerle engellenmeli, tersine göç gerçekleştirilmelidir.
6.Maarif model ile ilgili branşınıza ait eleştiriler ve öneriler
*Mevcut eğitim modelinde eksik gördünüz ya da geliştirilmesi gereken alanlar var mı?
Görüşme yaptığımız tüm öğretmenler, hem kendilerinin hem de tüm meslektaşlarının değişiklikleri daha iyi anlamak ve hayata geçirilen eğitim felsefesinde yapılmak isteneni görmek için ders kitaplarını bekliyorlar. Beceri eğitimleri için okullarda atölyelerin olması gerekiyor.
Yeni maarif modeli, milli ve manevi değerleri ön plana çıkarmakla birlikte, öğrencilerin bu değerleri eleştirel bir bakış açısıyla sorgulayıp sorgulamayacaklarına dair net bir yönlendirme sunmamaktadır. Eleştirel pedagoji açısından bu bir eksiklik olarak değerlendirilebilir. Zira öğrencilerin yalnızca mevcut değerleri öğrenmesi yeterli değildir; aynı zamanda bu değerleri sorgulama, yeniden değerlendirme ve toplumsal bağlamda anlamlandırma becerilerini de kazanmaları önemlidir.
Yeni maarif modeli müfredatı, milli ve kültürel değerleri öğretirken bu değerlerin ne kadar eleştiriye açık olduğu konusunda açık bir yönlendirme sunmamaktadır. Bu da öğretmenlerin bu süreci nasıl yönlendirdiğine ve sınıf içi diyalogların ne kadar eleştirel olabildiğine bağlı olarak değişebilir. Örneğin, öğretmenlerin öğrencilerin bu değerleri sorgulamalarına alan tanıyıp tanımadıkları büyük bir etki yaratacaktır. Öğretim materyalleri ve pedagojik yöntemlerin bu eleştirel düşünme süreçlerine ne kadar olanak tanıdığı da göz önünde bulundurulmalıdır.
Bu bağlamda, yeni maarif modelinin, öğrencilerin düşünsel özgürlüğünü ne kadar teşvik ettiği konusu önemli bir eleştiri alanıdır. Eğer müfredat, öğrencilerin farklı görüşlere açık olmasını ve bu görüşleri değerlendirme becerisini desteklemezse, eleştirel düşünmenin sınırlanması olasıdır.
Özellikle, öğrencilere bu değerler hakkında farklı görüşlerin var olduğunu bilme ve bu görüşleri eleştirel bir şekilde değerlendirme fırsatı verilmezse, eğitim süreci bireylerin kişisel ve düşünsel gelişimini sınırlayabilir.
Eğitimde fırsat eşitliği, bu modelin en çok eleştiri alan yönlerinden biridir. Özellikle, dijital okuryazarlık ve 21. yüzyıl becerilerinin gelişimi, ekonomik eşitsizlikler nedeniyle bazı bölgelerde uygulanmakta zorlanabilir. Bu durum, müfredatın tüm öğrencilere eşit fırsatlar sunma hedefiyle ne kadar örtüştüğü sorusunu beraberinde getirmektedir.
Müfredat teorik olarak oldukça kapsamlı görünmesine rağmen, pratik uygulamalarında öğretmen eğitimi, kaynak yetersizliği ve bölgesel farklılıklar gibi sorunlar ortaya çıkmaktadır.
Yeni Maarif Modelin ,eleştirel düşünme, demokratik eğitim ve fırsat eşitliği gibi konularda eksiklikleri bulunmaktadır. Bu nedenle, yeni müfredatın uygulama aşamasında daha kapsayıcı ve esnek bir yapıya kavuşması, öğretmenlerin bu modele adapte olabilmesi ve bölgeler arası eğitim farklılıklarının giderilmesi gerekmektedir. Eğitimdeki bu reformun başarısı, bu eleştirel noktalara yanıt verebilme yeteneğine bağlı olacaktır.
*Elazığ'daki eğitim ortamında, bu yaklaşımları daha etkili bir şekilde uygulamak için ne gibi iyileştirmeler yapılabilir?
Öğrenme ortamları, okulun imkânları dâhilinde öğretim programlarında önerilen uygun teknolojik araç gereçlerle zenginleştirilecek; araştırma, sorgulama, iş birliği ve etkileşimi temel alan bir yapıda düzenlenmeli. Bu ortamlar, öğrencinin katılımını ve motivasyonunu artıracak şekilde tasarlanmalı ve gerektiğinde kütüphane, müze, bilim sanat merkezleri gibi okul dışı öğrenme ortamlarına da yer verilerek öğrenme süreci desteklenmeli. Çevresel imkânlar öğrenme ortamlarını düzenlemede destekleyici unsurlar olduğundan yerel her imkândan yararlanılmalı.
Öğrencilerin mevcut bilgi ve beceri düzeylerini belirlemek amacıyla ön değerlendirme süreci yürütülmeli, bu süreçte öğrencilerin bireysel farklılıkları ve ihtiyaçları uygun yöntem ve teknikler (gözlem, görüşme, bireysel ve grup projeleri, envanterler vs.) kullanılarak belirlenmeli.
Öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçları ile farklı öğrenme tarzlarına dair bilgiler, öğrenme-öğretme sürecinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesinde kullanılacak ve bu süreçte öğrencinin gelişimini izlemek ve desteklemek için aile, rehber öğretmen, sınıf rehber öğretmeni ve okul idaresi ile iş birliği yapılmalı.
Öğrenciler, öğrenme çıktılarından haberdar edilmeli ve mevcut bilgi ve becerileri ile edinecekleri bilgi ve beceriler arasında köprüler kurulmalı. Bu süreçte, öğrencilerin edinecekleri ya da edindikleri bilgi ve beceriler ile günlük yaşam arasında bağlantılar kurulmalı , öğrenme-öğretme sürecinde uygun araç-gereç ve materyaller etkin şekilde kullanılmalı.
Ayrıca, okulun imkânları çerçevesinde dijital teknolojiler bu süreçte etkin olarak kullanılmalı, derste işlenen konular daha önce işlenen konularla ilişkilendirilerek ve öğrenilen bilgi ve beceriler farklı disiplinlerle bütünleştirilmeli. Öğretim stratejileri, yöntem ve tekniklerinin etkililiği sürekli olarak değerlendirilmeli ve gerektiğinde iyileştirmeler yapılmalı.
*Eklemek istedikleriniz: Lütfen bu alana öneri ve görüşlerinizi serbest bir şekilde yazınız.
Önceki müfredat programları yoğun bilgi içeriyordu ve ezber öğrenci tipi oluşuyordu, öğrenciler sadece test sınavına alışık idiler. Yeni sistemde açık uçlu sorular var ve öğrencilerin üst düzey düşünme becerilerini geliştirmek amaçlanıyor.
Gerek müfredatın sadeleştirilmesi gerekse ders kitaplarının sadeleştirilmesi ve etkinlik temelli bir öğretimin getirilmesiyle öğretmen etkinlik sonunda ne öğrettim, öğrenci de ne öğrendim diyor. Unutulmamalıdır ki bilgi olmadan öğrenme olmaz. Çünkü bilgi güçtür ve ondan güç alarak bilgiyi yapılandırarak yeni bilgiye ulaşıp yorum yapabiliriz.
Değerlerin pekiştirilmesi için sınıf geçme % 25-30 etkili olmalı, sınıf ortamları çağın şartları dikkate alınarak yeniden tasarlanmalı, okullarda beceri atölyeleri kurulmalı, günlük ders saati 8 saatten 6 saate indirilmeli, ders sayıları azaltılmalı ama ders süreleri arttırılmalı ki bu yeni müfredat başarılı olsun.
Eğitimimizdeki en büyük yanlış liselerin zorunlu olmasıdır. Kalkınma planlarında okuryazar oranını artırmak ve gençlerin güvenlik gerekçesiyle (Marjinal gruplara katılma vb.)yanlış yerlere gitmemesi adına yapılan bu uygulama derhal kaldırılmalıdır.
Çünkü herkes okumak zorunda değildir, asgari bir eğitim yeterlidir. Allah ilmi talep edene yani isteyene zenginliği de dilediğine vermiştir. Bu uygulama, okumayan gençlerin okullarda eğitimin aksamasına sebep olan disiplin sorunlarına yol açmakta ve eğitimin kalitesini düşürmekte, bir neslin heba olmasına sebep olmaktadır.
Çok önemli bir konu da yönlendirme konusudur. Yönetmelikte yönlendirme ilköğretimin 8.sınıfının 2.döneminde yapılır denilmekte fakat uygulamada en ufak bir yönlendirme yapılmamaktadır. Eğitimimiz okuyacak olanları liselere yönlendirmeli geri kalanlar erken yaşta meslek okullarına, çıraklık eğitim merkezlerine ya da meslek edindirme kurslarına yönlendirilmelidir.
Okumayacak öğrencilerin liselere gelmesi eğitin aksaması, kalitenin düşmesi, öğretmenlerin ve idarenin asli işleriyle uğraşmamasına, tükenmişlik ve yorgunluk sendromuna sebep olmaktadır. Bu tür öğrenciler ise erken yaşta yönlendirme yapılmadığı için
Lisede 4 yılını boşa harcamakta erken yaşta bir mesleğe yönlendirilmediği için lise bittikten sonra ne yapacağını bilmemektedir, yaşı ilerlediği için bir mesleğe gidememektedir.
Bir başka konuda bu maarif modelin uygulanmasında fırsat eşitliği sorunu olmaktadır. Çünkü her okulun altyapısı, donanımı (internet, akıllı tahta vb.)aynı değildir.Kaldı ki her ailede bilgisayar ve internet yoktur.
Bir başka sorun da sınav senaryoları uygulamasıdır. Burada bakanlık her üniteden soru sormamakta, öğrenci başarısı artsın diye kapsamı daraltmaktadır. Ayrıca bu sorularda kapsam geçerliliği ve güvenirlik düşüktür. Açık uçlu sorulara evet fakat sınav senaryoları acilen kaldırılmalıdır.
Temelde sınav senaryoları öğretmene güvenmemektir. Bir yıl boyunca öğrenciyi gözlemleyen öğretmen olduğuna göre bakanlık kendi işine bakmalıdır. Öğretmenine güvenmeyen bir bakanlık asla başarılı olamaz.
Bizde eksik olan eğitimdir. Öğretim eğitimin amacına ulaşmak için bir araçtır amaç olmamalı. Sınav odaklı eğitim sisteminden vazgeçmediğimiz sürece eğitimde başarılı olamayız. Sınav ve notlar eğitime ulaşmakta bir araç olmalı asla amaç olmamalı. Günde 6 saat ders olmalı bunun 3 saati teorik 3 saati ise atölye, uygulama ve etkinlik olmalı. Haftada dönüşümlü olarak çarşamba günleri 1 saat rehberlik 1 saat kulüp çalışması yapılmalı.
HAZIRLAYAN: Selami AKBAL
Elazığ Şehit Oktay Bulun Anadolu Lisesi Tarih Öğretmeni