15446,37%1,25
43,27% 0,22
50,19% -0,10
6374,59% -0,30
10426,81% 0,75
ABD'nin geçtiğimiz hafta yayımladığı ve içeriği zaten tartışma konusu olan yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi’nin gölgesinde, uluslararası ilişkiler sahnesini sarsan yeni bir iddia ortaya atıldı. ABD merkezli saygın savunma platformu Defense One, kamuoyuna açıklanan resmi belgenin ötesinde, Beyaz Saray’da gizli bir strateji taslağının dolaşıma sokulduğunu iddia etti.
Bu iddia edilen gizli plan, başlığıyla da büyük tepki çekiyor: "Make Europe Great Again" (Avrupa’yı Yeniden Büyük Yap). İddiaya göre bu strateji, Avrupa kıtasının mevcut siyasi ve kurumsal mimarisini kökten değiştirebilecek, Washington merkezli yeni bir jeopolitik eksen oluşturmayı amaçlıyor.
Defense One'daki haberde yer alan detaylar, Trump yönetiminin Avrupa Birliği'nin (AB) merkezi otoritesinden uzaklaşma eğilimi gösteren bazı ülkelerle özel bir ilişki ağı kurmayı planladığına işaret ediyor. Sızdırıldığı öne sürülen bu gizli strateji taslağının temel hedefleri şunlar:
Brüksel’den Uzaklaştırma: Avusturya, İtalya, Macaristan ve Polonya gibi ülkeleri, AB’nin merkezi politikalarından ve Brüksel’in etkisinden kademeli olarak uzaklaştırmak.
Washington’a Bağlama: Bu ülkeleri, ABD’nin jeopolitik çıkarları ve siyasi çizgisiyle daha sıkı bir şekilde hizalayarak Washington'a güçlü bir şekilde bağlamak.
İlişkileri Kurumsallaştırma: Başbakanlar Orban (Macaristan), Meloni (İtalya) ve Polonya'daki muhafazakâr lider Nawrocki gibi isimlerle zaten mevcut olan yakın ilişkileri, kurumsal ve kalıcı bir stratejik ortaklığa dönüştürmek.
Başkan Trump'ın İtalya Başbakanı Giorgia Meloni için daha önce sarf ettiği "fantastik bir kadın" sözlerinin, şimdi bu gizli stratejinin zeminini hazırlayan diplomatik bir işaret olarak yorumlanması dikkat çekiyor.
Sızıntı iddiaları uluslararası gündeme bomba gibi düşerken, Beyaz Saray’dan hızla ve sert bir yalanlama geldi. Sözcü Yardımcısı Anna Kelly, söz konusu "MEĞA" taslağının varlığını kesin bir dille reddetti:
"Başkan Trump, ulusal güvenlik stratejisini açık ve şeffaf bir şekilde kendisi onaylamıştır. Washington'da dolaşan 'farklı bir gizli belge' iddiası tamamen asılsızdır ve spekülasyondan ibarettir."
İddialar, Avrupa'nın büyük başkentlerinde diplomatik bir deprem etkisi yarattı. Liderler, ABD'nin kıtanın iç siyasi dengesine müdahale etme girişimine karşı sert tepki gösterdi.
Avrupa Konseyi Başkanı António Costa, Washington’a yönelik en keskin eleştiriyi yöneltti ve şunları söyledi: "ABD, Avrupa halkı adına hangi siyasi partilerin uygun olduğunu belirleyemez. Kimse, kıtamızın siyasi yönelimine dışarıdan müdahale etmeye kalkışmamalıdır."
Almanya Başbakanı Friedrich Merz ise daha temkinli bir açıklama yaparak, belgenin bazı bölümlerinin "Avrupa'nın karşı karşıya olduğu zorluklar açısından anlaşılabilir" olduğunu kabul etti. Ancak Merz, bir yandan da Avrupa'nın geleceği için kritik bir uyarıda bulundu: "Avrupa, güvenlik politikaları başta olmak üzere ABD'ye olan stratejik bağımlılığını azaltmak zorundadır."
Bu diplomatik krizin zemini, zaten Trump yönetiminin geçen hafta yayımladığı ve Avrupa'nın "medeniyet erozyonu" riski altında olduğunu savunan Ulusal Güvenlik Dokümanı ile hazırlanmıştı. ABD'li liderin daha önce Avrupa'nın göç yönetimini "felaket" olarak nitelendirmesi ve bazı ülkelerin siyasi açıdan "çöküşe sürüklendiğini" iddia etmesi, tansiyonu hali hazırda yükseltmişti.
Gizli strateji belgesi resmi olarak yalanlanmış olsa da, bu iddia Washington ile Brüksel arasındaki transatlantik ilişkilerde derin bir güven krizini tetikledi ve Avrupa'nın stratejik özerklik arayışını yeniden gündemin en üst sırasına taşıdı. Önümüzdeki günler, diplomatik hattaki bu gerginliğin uluslararası politikalara nasıl yansıyacağını gösterecek.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.