11007,37%0,81
42,52% 0,07
49,55% -0,06
5743,85% -0,15
9322,75% 0,27
Ankara Adliyesi'nde yargı sisteminin kalbine sızan, akıllara durgunluk veren bir skandal patlak verdi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Ulusal Yargı Ağı Sistemi'ne (UYAP) savcı şifreleriyle girerek FETÖ soruşturma dosyalarını usulsüzce kapatan zabıt katibi A.Y. ve beraberindeki 15 şüpheli hakkında devasa bir iddianame hazırladı. Şüpheli A.Y. için talep edilen 1190 yıl 5 aya kadar hapis cezası, olayın vahametini gözler önüne seriyor. Bu durum, yargıdaki siber güvenlik açıklarını ve sistem içindeki olası kötüye kullanımları bir kez daha gündeme taşıdı.
Soruşturmanın fitili, zabıt katibi A.Y.'nin boşanma aşamasında olduğu eski eşi Z.E.'nin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptığı çarpıcı ihbarla ateşlendi. Z.E., eski eşi A.Y.'nin, FETÖ firarisi avukat Muhammet Talha Bol'un telefonla bildirdiği isimlere ait dosyalarda para karşılığı usulsüz işlemler yaptığını, tedbir kararlarını kaldırdığını ve takipsizlik kararları verilmesini sağladığını iddia etti. Hatta Z.E., eşinin bu kirli işlerden kazandığı paranın bir kısmını bizzat kendisinin teslim aldığını da beyan etti. İhbarın ciddiyetini artıran en önemli delil ise, Z.E.'nin, eski eşiyle bu usulsüz işlemlere ilişkin yaptığı konuşmaları içeren ses kaydını savcılığa sunmasıydı. Bu kayıtlar, soruşturmanın seyrini değiştiren kilit nitelikte oldu.
Başsavcılık, Z.E.'nin ihbarı üzerine soruşturmayı derinleştirdi ve geçici olarak başka bir büroda görevlendirilen katip A.Y.'nin Terör Suçları Soruşturma Bürosu'nda çalıştığı dönemdeki tüm dosyalarını mercek altına aldı. Şüpheli görülen dosyalarda yapılan bilirkişi incelemeleri, olayın boyutlarını gözler önüne serdi. İncelemelerde, A.Y.'nin çok sayıda dosyada usulsüz işlem yaptığı, dosya numaralarını değiştirip evrak sildiği, taraf isimlerini manipüle ettiği, hatta dosyaların içini boşalttığı tespit edildi. Bu akıl almaz işlemlerin, A.Y.'nin kendisine ve birlikte çalıştığı savcıların UYAP oturum şifrelerini bilerek ve onların e-imzalarını kullanarak gerçekleştirildiği belirlendi. A.Y., ifadesinde savcıların bu işlemlerden haberinin olmadığını ve herhangi bir menfaat sağlamadıklarını iddia etse de, deliller tam tersini gösteriyor.
Tutuklu bulunan zabıt katibi A.Y.'nin iddianamedeki ifadesi, işlediği suçların vahametini daha da artırdı. 2021 yılı Mayıs ayına kadar görevini layıkıyla yaptığını ancak maddi sıkıntılar nedeniyle psikolojisinin bozulduğunu öne süren A.Y., avukat Muhammet Talha Bol'u adliyeden tanıdığını belirtti. Bir dosyada malvarlığı tedbirini kaldırmak için avukatla irtibata geçtiğini, "Ben bu durumu çözerim bana 300 bin lira gönder" dediğini ve 220 bin liraya anlaştıklarını itiraf etti.
A.Y., savcı ve hakimin yetkisinde olan işlemleri, kendi inisiyatifiyle ve avukattan para karşılığı "çözdüğünü" açıkça dile getirdi: "Bu dosyalarda ücreti kafama göre alıyordum. Beni arayıp 'bu kişi gariban' dediğinde çok düşük miktarlara karşılık karar yazıyordum. Parasız yaptığım işte oldu. Ancak avukat ile anlaşıp hesabıma para yatmayan iş olmadı." Bu beyanlar, rüşvet çarkının nasıl işlediğini ve yargı sisteminin nasıl istismar edildiğini gözler önüne serdi.
İddianamede, şüpheli A.Y.'nin, görevli Cumhuriyet savcılarının UYAP'ına bilgileri ve rızaları dışında girerek ve elektronik imzalarını kullanarak, yetkisizlik kararı ile dosya gönderme, UYAP'tan iş akışı değiştirerek dosya imzalama, KYOK (Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar) düzenleme, birleştirme/ayırma kararları verme, yakalama kararlarını kaldırma ve gerçeğe aykırı evraklarla fiziki dosya oluşturma gibi pek çok usulsüz işlemi maddi menfaat temin etme amacıyla gerçekleştirdiği kesin olarak tespit edildi.
A.Y.'nin bu eylemlerinin aynı zamanda "silahlı terör örgütüne yardım" suçunu da oluşturduğu belirtildi. Bu nedenle A.Y. hakkında, "bilişim sistemine girme", "gizliliğin ihlali", "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme", "suçluyu kayırma" ve "rüşvet almak" suçlarından toplam 1190 yıl 5 aya kadar hapis cezası talep edildi.
Davanın diğer şüphelileri de nasibini aldı. A.Y.'nin eski eşi Z.E. ise "rüşvete aracılık etme" suçunu işlemiş olmasına rağmen, olayı ihbar ederek "etkin pişmanlık" gösterdiği için hakkında "ceza verilmesine yer olmadığı kararı"alınması istendi. Diğer 15 şüphelinin ise "rüşvet vermek", "silahlı terör örgütüne üye olma", "gizliliğin ihlali", "resmi belgede sahtecilik suçuna zincirleme şekilde azmettirme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından cezalandırılması talep edildi.
Bu dava, Türk yargı tarihinde hem işlenen suçların niteliği hem de talep edilen hapis cezasının miktarı açısından dikkat çekici bir yer edinecek gibi görünüyor. Yargılamanın, adalet sisteminin şeffaflığı ve güvenilirliği açısından kritik bir emsal teşkil etmesi bekleniyor.