13984,11%-0,37
42,59% 0,02
49,83% 0,59
5796,73% 0,52
9292,05% 0,12
Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Talat Yavuz, öğretmen atamalarındaki plansızlığın sistemi kontenjan krizine çevirdiğini belirterek, "Atanamayan öğretmen kalmasın" söylemini popülist buldu. Yavuz, mülakat mağdurları ve ataması az yapılan branşlar için adil planlama çağrısı yaparak, aksi halde gençlerin geleceğine yazık olacağını söyledi.
Öğretmen Atamalarında Çıkmaz Derinleşiyor: Eğitim-Bir-Sen’den Sert Uyarı
Türkiye’de yıllardır devam eden öğretmen atamaları sorunu yeniden gündemin merkezine oturdu. Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Talat Yavuz, mevcut tabloyu “kontenjan kavgasına dönüşmüş bir plansızlık” olarak nitelendirdi ve eğitim sistemini etkileyen yapısal sorunlara dikkat çekti.
Yavuz, uzun süredir devam eden yanlış politikaların çözülemeyen bir yığılmaya yol açtığını belirterek, “Atanamayan öğretmen kalmasın” gibi söylemlerin bilimsel temelden uzak, popülist yaklaşımlar olduğunu söyledi.
Genel Sekreter Yavuz, sorunların kökenini oluşturan temel yapısal hatalara işaret etti. Türkiye’de öğrenci nüfusunun düşmesine, köylerden kentlere göçün artmasına rağmen eğitim fakültesi kontenjanlarının azaltılmamasını eleştirdi.
Ayrıca uzaktan eğitimle öğretmen yetiştirilmesini sorunlu bulduğunu belirterek şunları dile getirdi:
“Öğretmene ihtiyaç azalırken mezun sayısı katlanarak arttı. Arz-talep dengesini yok eden bu tablo, kaçınılmaz şekilde öğretmen adaylarını bir yarışın içine sıkıştırdı.”
Yavuz’un dikkat çektiği bir diğer kritik başlık ise okullar arasında yaşanan “sanal göç” ve sürekli değiştirilen ders çizelgelerinin norm kadro sistemini işlemez hale getirmesi oldu.
Başarı düzeyi yüksek okullara yoğunlaşan öğrenci talebi ve buna bağlı sınıf hareketleri, özellikle bazı branşlarda ciddi norm fazlası oluşumlarına neden oldu. Yavuz, üç yıl önce yapılan 45 bin atamanın ardından birçok öğretmenin göreve başlar başlamaz norm fazlası durumuna düşmesinin bunun en belirgin göstergesi olduğunu vurguladı.
Talat Yavuz, sorunun yalnızca mezun fazlalığı ile sınırlı olmadığına dikkat çekerek şu grupların da çözüm beklediğini hatırlattı:
Mülakat mağdurları
Ataması yetersiz yapılan branşlardaki öğretmenler
Engelli öğretmen adayları
Alan değişikliği bekleyen eğitimciler
Memur öğretmenler
Özellikle mülakat mağdurlarının durumunu ayrı bir yere koyan Yavuz, “Bu kişilerin talebi yalnızca kontenjan değil; haklarının iade edilmesidir” dedi.
Yavuz, sorunun ancak bütünsel ve uzun vadeli bir planlamayla çözülebileceğini belirterek şu önerileri sıraladı:
Branş bazlı gerçek ihtiyaç analizleri yapılmalı.
Eğitim fakültesi kontenjanları bilimsel verilere göre yeniden düzenlenmeli.
Atama kontenjanları, önceden açıklanan adil bir formülle tüm gruplara dağıtılmalı.
Mülakat mağduriyetleri ve düşük atama alan branşlar öncelikli olarak ele alınmalı.
Norm kadro sistemi, güncel nüfus hareketlerine göre yeniden revize edilmeli.
Talat Yavuz, öğretmen atamaları tartışmalarının eğitimde kritik öneme sahip daha büyük başlıkları gölgelediğini belirtti. Milli Eğitim Akademisi ve Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli gibi stratejik dönüşüm süreçlerinin, günlük tartışmaların arasında ikinci plana itildiğini söyledi.
Popülist söylemlerin hem gençlere hem ailelere hem de ülkenin geleceğine zarar verdiğini ifade eden Yavuz, sözlerini şu çarpıcı ifadelerle tamamladı:
“Bu işi bu hale getirdik ama hâlâ derdimizi anlatabilmiş değiliz. Yine yazık olacak gençlerimize.”
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.