14991,40%0,51
43,14% 0,10
50,34% 0,08
6377,90% 0,18
10268,60% 0,00
MEB'in yeni atama düzenlemesi eğitimde fırtınalar koparıyor! 12 yıllık rotasyondan aile birliğini sarsan "ilçe grubu" engeline kadar pek çok madde, sendikalarca Danıştay’a taşındı. Detaylar haberimizde...
Öğretmen Atama Yönetmeliği Eğitim Gündeminin Merkezinde
Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 9 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe alınan Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği, eğitim camiasında geniş yankı uyandırdı. Yeni düzenlemenin ardından Türk Eğitim-Sen ile Eğitim-İş, bazı maddelerin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle Danıştay’a başvurarak iptal talebinde bulundu.
Sendikalar, yönetmelikte yer alan bazı hükümlerin öğretmenlerin mesleki istikrarını, aile düzenini ve çalışma motivasyonunu olumsuz etkileyeceğini savunuyor.
Yönetmeliğin en çok tartışma yaratan maddelerinden biri olan 28. madde, aynı eğitim kurumunda 12 yılını tamamlayan öğretmenlere zorunlu yer değişikliği öngörüyor.
Sendikal değerlendirmelere göre, daha önce uygulamaya geçirilemeyen bu düzenlemenin açık ve net bir hukuki dayanağı bulunmuyor. Uzun yıllardır aynı kurumda görev yapan öğretmenlerin ani yer değişikliklerine tabi tutulmasının, hem eğitim ortamında hem de öğretmenlerin sosyal yaşamında ciddi belirsizliklere yol açabileceği ifade ediliyor.
Yeni yönetmelikle birlikte mazeret atamalarında getirilen “ilçe grubu” şartı da eleştiri konusu oldu. Buna göre, öğretmenin görev yaptığı ilçe ile mazeretinin bulunduğu ilçe aynı grup içinde yer alıyorsa, yer değişikliği talebinde bulunulamıyor.
Sendikalar, bu uygulamanın aile birliğinin korunması ilkesine zarar verebileceğini, anayasal bir hakkın dolaylı biçimde sınırlandığını belirtiyor. Özellikle eş durumu ve çocukların eğitimi gibi nedenlerle yapılan başvuruların fiilen işlevsiz hale gelebileceği vurgulanıyor.
Yönetmelikte yer alan bir diğer dikkat çekici düzenleme ise norm fazlası öğretmenlere yönelik uygulamalar oldu. Buna göre, norm kadro fazlası durumuna düşen öğretmenlerin Millî Eğitim Akademisi kapsamında farklı alanlarda görevlendirilebilmesinin önü açılıyor.
Ayrıca resen yapılan bu görevlendirmelerde eş durumu, sağlık mazereti gibi kişisel durumların dikkate alınmaması, öğretmenlerin mesleki verimliliğini ve motivasyonunu düşürebilecek bir unsur olarak değerlendiriliyor.
Yeni düzenlemeyle birlikte, zorunlu hizmet bölgelerinde görev süresini aşan öğretmenlere verilen %50 artırımlı hizmet puanı uygulamasına da son verildi.
Eğitim çevreleri, bu kararın özellikle dezavantajlı bölgelerde öğretmen istihdamını zorlaştırabileceğini ve bölgeler arası hizmet dengesizliğini artırabileceğini ifade ediyor.
Türk Eğitim-Sen ve Eğitim-İş, yönetmelikte yer alan söz konusu maddelerin hukuk devleti ilkesi, normlar hiyerarşisi ve kazanılmış haklar açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.
Sendikalar, yargı sürecinin yalnızca öğretmenlerin değil, eğitim sisteminin bütününü ilgilendirdiğini vurgularken, Danıştay’dan çıkacak kararın uygulamanın geleceğini belirleyeceği görüşünde birleşiyor.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.