15763,79%0,57
43,36% 0,25
50,92% -0,01
6890,26% 0,78
10946,16% 0,00
ANKARA – Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), eğitimde geleneksel sınırları aşan ve öğrenme sürecini hayatın her alanına yayan stratejik bir adımı hayata geçiriyor. "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" çerçevesinde şekillendirilen yeni uygulama ile dersler, dört duvar arasından çıkarılarak müze, bilim merkezi, teknopark ve doğa alanlarına taşınıyor.
İşte eğitimde "yaşayarak öğrenme" dönemine dair AA muhabirinin derlediği detaylar:
MEB tarafından hazırlanan yeni model, öğrenciyi pasif bir alıcı olmaktan çıkarıp, bilginin üretildiği ve korunduğu mekanlarda aktif bir gözlemciye dönüştürmeyi hedefliyor. Özellikle okul öncesi, ilkokul ve ortaokul kademelerini kapsayan bu projeyle, teorik anlatımlar yerini doğrudan deneyime bırakıyor.
Eğitim rotaları dört ana başlık altında toplanıyor:
Kültürel ve Tarihi Miras: Müzeler, ören yerleri ve tarihi yapılar tarih derslerinin doğal laboratuvarı olacak.
Bilim ve Teknoloji: Bilim merkezleri, teknoparklar ve AR-GE tesisleri öğrencilere inovasyonu yerinde görme imkanı sunacak.
Ekoloji ve Çevre: Milli parklar, botanik bahçeleri ve tarım alanları fen bilimleri dersleri için açık hava sınıfına dönüşecek.
Sanat ve Tasarım: Kütüphaneler, sanat galerileri ve endüstriyel üretim tesisleri estetik ve beceri eğitimine ev sahipliği yapacak.
Bakanlık, bu süreci yönetmek ve öğretmenlere profesyonel rehberlik sunmak amacıyla "okuldisiogrenme.eba.gov.tr"portalını kullanıma açmaya hazırlanıyor. Platform, Türkiye genelindeki tüm uygun mekanları harita üzerinden öğretmenlerin bilgisine sunacak.
Dijital platformun öne çıkan özellikleri:
Kazanım Entegrasyonu: Her mekanın müfredattaki hangi konuyla bağlantılı olduğu önceden tanımlandı.
Ön Hazırlık ve Değerlendirme: Öğretmenler için gezi öncesi planlama rehberleri ve gezi sonrası uygulama videoları yer alıyor.
Sanal Tur Desteği: Fiziksel imkanların kısıtlı olduğu durumlarda, mekanlar 3D teknolojisiyle sınıflara getirilebilecek.
Yeni modelin en kritik hedeflerinden biri, öğrenilen bilgilerin kalıcılığını artırmak. Bakanlık kaynakları, bir konunun sadece kitaptan okunması ile yerinde incelenmesi arasındaki öğrenme farkına dikkat çekiyor. Örneğin, yerbilimleri dersinde fosil konusunu işleyen bir öğrenci, bu objeyi bir doğa tarihi müzesinde uzman eşliğinde inceleyerek somutlaştıracak.
Yeni dönemde bu ziyaretler "isteğe bağlı sosyal aktivite" olmaktan çıkıp, müfredatın bir parçası olan "planlı ders süreci"statüsüne geçecek. Bu kapsamda veli onay süreçleri ve lojistik planlamalar, okul yönetimleri tarafından daha sistematik bir takvime bağlanacak.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.