Bugün, 8 Ocak 2026 Perşembe
  • BIST 100

    14765,59%0,37
  • DOLAR

    43,04% 0,03
  • EURO

    50,35% 0,12
  • GRAM ALTIN

    6150,96% -0,13
  • Ç. ALTIN

    10070,24% -0,93

Kurtarıcı Maskeli Kuşatmalar içinde Sendikal Biat Kültürü ve Bireyin Direnişi

Kurtarıcı Maskeli Kuşatmalar içinde Sendikal Biat Kültürü ve Bireyin Direnişi

Eğitim 7.01.2026 10:03:00 0
Kurtarıcı Maskeli Kuşatmalar içinde Sendikal Biat Kültürü ve Bireyin Direnişi

Modern çalışma hayatında sendikalar, emeğin hakkını korumak için var olan kalelerdir. Ancak günümüzde bazı sendikal yapılar, üyelerini korumak yerine onları "ehlileştirmeyi" hedefleyen sofistike! birer mühendislik projesine dönüşmüş durumda. Bu yapıların en tehlikeli stratejisi ise; bizzat kurguladıkları krizlerle! üyeyi köşeye sıkıştırıp, sonra "kurtarıcı(!)" rolünde sahneye çıkmaktır.

Bu tür yapılar kumpasın psikolojisini çok iyi yönetmektedirler. Önce muhtaç et, sonra biat al taktiğini uygulamaktadırlar. Bu sistemin işleyişi oldukça sinsidir. Üyenin bir sorunu mu var? Sürece hemen müdahale olurlar. Ancak bu müdahale, sorunu çözmek için değil; süreci çıkmaza sokmak, belirsizliği derinleştirmek ve üyeyi çaresiz bırakmak içindir. Plan oldukça basittir aslında. Üye, içine düştüğü (veya planlı bir şekilde düşürüldüğü diyelim biz!) labirentte yönünü kaybedecek, panikleyecek, en sonunda plan tıkır tıkır işlemiş olacak ve oyunun/planın sonunda sendika kapısında "Aman etmeyin, eylemeyin, beni bu durumdan kurtarın" diyecektir.

İşte o an, sendika için zafer(!) anıdır. O anı gözünüzde bir canlandırın. Avuçlarını sıvazladıkları gözünüzün önüne dahi geliyordur umarım. Kendi yazdıkları senaryonun son perdesinde kahraman gibi ortaya çıkıp sorunu "çözerler(!)".Artık karşılarında özgür bir irade değil, hayatı boyunca onlara borçlu hissedecek, koşulsuz itaat etmeye hazır bir "nefer!" vardır. Bu, hak mücadelesi değil, bir kimliksizleştirme operasyonudur! Sendikaların birer baskı grubuna dönüşmesi, sivil toplumun en büyük yarasıdır. Bir sendika, üyesini "kurtarılmaya muhtaç bir kurban" olarak görmeye başladığı an, sivil toplum kuruluşu olmaktan çıkıp bir "vesayet odağı" haline gelmiş demektir. Bir sendika yönetimi, üyesine "el pençe durdurma" hayalleri kuruyorsa, kendi ahlaki iflasını ilan etmiş güven kaybolmuş demektir. Bu yapılar, güçlü ve bilinçli üyeden korkarlar. Onlar için ideal üye, soru sormayan, araştırmayan, eleştirmeyen ve her krizde sendika binasının yolunu tutan kişidir. Üye, kendi başına veya hukuk yoluyla çıkış bulamayacağına inandırılır. Sendika, üyenin elini kolunu bağlayan düğümleri bizzat kendisi atar!!! Ancak üye bu düğümleri sendikanın attığını değil, "sistemin" attığını sanır. Finalde ise sendika yönetimi gelip o düğümü çözer. İşte o an, özgür bir üye gitmiş, yerine "hayatını sendikaya borçlu" olduğunu düşünen bir itaat neferi gelmiştir.

Peki, bu bilişsel ve ahlaki Baraj neden herkese tutmaz,bazılarında aynı etkiyi oluşturmaz? Çünkü bu kirli oyunun unuttuğu bir değişken vardır. Burada bireysel tekâmül ön plana çıkmaktadır. Bu tür kumpaslar, aidiyet duygusunu bir sığınma limanı sananlar üzerinde etkili olabilir. Ancak; Bilişsel gelişimini tamamlamış, olaylar arasındaki sebep-sonuç ilişkisini rasyonel bir süzgeçten geçirebilen, Ahlaki omurgasını geçici menfaatlerin veya korkuların üzerine kurmayan kişiler bu oltaya gelmez.

Zihni bu tür prangalardan arınmış, sıyrılmış olan birey, kendisine kurulan pusuyu fark eder. Sistemin onu nereye sürüklemek istediğini görür ve o beklenen! "el pençe divan"duruşunu sergilemeyi reddeder. Çünkü bilir ki; bir cellattan kurtulmak için başka bir cellada borçlanmak, özgürlüğün sonudur.

Körü körüne bütün zihnini, karakterini ve ahlaki değerlerini bağlamış bir nefer değil, özgür birey olmanın mutluluğu ile baş başadır kişi. Sendikalar, üyelerininiradesiyle güçlenen yapılardır. Üyelerinin iradesini kırarak büyüyen yapılar ise ancak birer prangadır. Kendi yazdığı senaryoda başrolü oynamaya kalkan bu yapılar, karşılarında eğilmeyen, süreci okuyabilen ve "kurtarıcıya ihtiyacım yok, adalete ihtiyacım var" diyen o kararlı duruşu bulduklarında çökmeye mahkûmdur.

Günün sonunda, karanlık hesaplar her zaman aydınlık bir zihne çarpar ve dağılır. Avcıların kurduğu tuzaklar, av sandıkları kişinin ferasetiyle bozulur. Unutulmamalıdır ki; boyun eğmeyen her birey, bu köhne düzenin tekerine sokulmuş bir çomaktır.

Ahlaki gelişimini "çıkar" üzerine değil, "ilkeler"üzerine kuran kişi, kendisine uzatılan zehirli zeytin dalını fark eder. Bu yapıya sahip sendikalar bu kişileri "avlayamazlar" çünkü bu tür kişiler sürecin neden tıkandığını ve kimin eliyle kördüğüm haline getirildiğini rasyonel olarak analiz ederler. Özsaygıları yüksek olduğu için el pençe durup bir "kurtarıcıya" biat etmektense, haklı davasında yalnız yürümeyi göze alırlar. Etik omurgaları sayesinde bir lütuf beklemek yerine, hakkı olanı talep etme bilincine sahiptirler.

Sonuç olarak Bilişsel ve ahlaki gelişimini tamamlamış olanlar için bu süreçler birer yıkım değil, aksine kimin kim olduğunu gösteren birer turnusol kâğıdıdır. Kendi gücüne ve ahlaki gelişimine güvenenler, başkasının gölgesinde serinlemeyi reddederler.

…Ve tarih, celladına âşık olanları değil, o celladın kılıcını elinden alan onurlu duruşları yazacaktır.

 

Ömer KACAR

Merkezefendi Eğitim Gücü Sen İlçe Temsilcisi



 

Yorum

Tunceli’de Kar Alarmı: Eğitime 1 Gün Ara Verildi

Sendikadan Öğrenci Gelişim Raporlarını Doldurmama Kararı

Bazı Okullar Fırtına Nedeniyle Tatil Edildi

MEB’ten Öğretmen Adaylarına Yeni Sınav Düzeni Açıklaması

Sakarya Karasu’da Okulda Acı Olay: 8. Sınıf Öğrencisi Hayatını Kaybetti

Milli Eğitim Akademisi’nde Ders Başı Ücretler Netleşti: Kim, Ne Kadar Alacak?

2026 Kamu İşçisi İkramiye Takvimi Açıklandı: Tarihler Resmileşti

Elazığ’da Proje Okulu Krizi: 100’den Fazla Öğretmen Gerekçesiz Görevden Alındı!

Genel Müdür ve Daire Başkanı Maaşları Ne Kadar Oldu? İşte Ocak 2026 Zamlı Bordro Listesi

Öğretmen Adayları İçin Yeni Dönem: Özel Eğitim Branşına ÖABT Zorunluluğu Geldi

Göreve atanan yeni milli eğitim müdürü ilk mesajını yayınladı

1. Dönem Sonu Etkinlik Haftası Kültür Sanat ve Spor Faaliyetleri Uygulama Kılavuzu yayımlandı

Öğretmen Atamalarında Yeni Dönem: Eğitim Bilimleri Geri Döndü, AGS Değişti!..

Okullarda Dersler Duruyor, Eğlence Başlıyor! MEB'den "Dönem Sonu Haftası" Talimatı

Tabip, Hemşire ve Tekniker Maaşları Ne Kadar Oldu? 2026 Ocak Güncel Bordro Rehberi

Deprem Sonrası Eğitim Seferberliği: Malatya’da Büyük Kapasite Artışı

Dul ve Yetim Maaşları Ne Kadar Oldu? İşte %18,60 Zamlı Yeni Ödeme Listesi

Öğrencilere bir haftalık ders molası

Sınava Gelmeyince Ortaya Çıktı: Doç. Dr. Bayram Çağlar Hayatını Kaybetti

Performans Ölçeği Hazırlama Derdi Bitiyor! Tek Tıkla Kriter Bazlı Puanlama Çizelgesi

Ekmek ve Simit Zamlarına "Bakanlık" Freni: Yeni Yönetmelik Resmen Yürürlükte!

Ortaokul gelişim raporu kılavuzu yayımlandı! 5. Sınıf ve 6. Sınıf maarif modeli raporları

Yalova SGK’ya Silahlı Saldırı: Kurum Avukatı Hayatını Kaybetti

Memur Maaşında 14 Günlük Fark İçin Tarih Netleşti! Farkı Ödemeleri Ne Zaman?

Şanlıurfa MEB’den İstihdam Hamlesi: İŞKUR Üzerinden 190 Personel Alınacak!

İlkokul 2025-2026 1. Dönem Sonu Yapılacak İş Ve İşlemler

Kudüs Şairi Mehmet Akif İnan’ın Anısına Düzenlenen Yarışmada Dereceye Giren Öğrenciler Ödüllerini Aldı

Karne Günü Belli Oldu! 2026 Yarıyıl Tatili Kaç Gün Sürecek?

Belediye Başkanlarının 2026 Maaşları Belli Oldu: İşte Nüfusa Göre Yeni Zamlı Liste!

2026 Ocak Öğretmen Yan Ödemeleri Netleşti: Kim, Ne Kadar Tazminat Alacak?

Yükleniyor

YAZARLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.