15811,53%0,87
43,38% 0,06
51,47% 0,38
7055,81% 1,60
11326,76% 0,00
On binlerce ücretli öğretmenin yıllardır kanayan yarası olan "eksik sigorta primi" meselesinde, hukuk tarihine geçecek bir dönemeçten geçiyoruz! Kamu Denetçiliği Kurumu, haftada 30 saat derse girmesine rağmen primleri ayda sadece 15-16 gün üzerinden yatırılan bir öğretmenin hukuk mücadelesini haklı buldu. 22 Ocak 2026 tarihli bu tarihi tavsiye kararı, sadece Bursa’daki o öğretmeni değil, Türkiye genelinde belirli ders saatini dolduran tüm ücretli öğretmenleri kapsıyor. Artık branş öğretmenleri için 10, sınıf öğretmenleri için 12 ders saati barajı, tam süreli çalışma hakkının anahtarı olacak. Peki, bu karar geçmişe dönük hakları kapsıyor mu? Sosyal Güvenlik Kurumu bu yeni modele nasıl geçiş yapacak? Emeklilik hayali kuran eğitimcileri bekleyen o kritik detaylar ve kararın tam metni haberimizde...
Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), ücretli öğretmenlerin uzun süredir gündemde olan sigorta primi mağduriyetine ilişkin önemli bir tavsiye kararını kamuoyuyla paylaştı. Karar, haftalık ders yükünü fiilen doldurmasına rağmen kısmi süreli çalışıyormuş gibi bildirilen binlerce öğretmen açısından emsal niteliği taşıyor.
KDK’ya yapılan bireysel bir başvuru üzerinden yürütülen incelemede, ücretli öğretmenlerin çalışma süreleri ile sigorta prim gün sayıları arasındaki uyumsuzluk mercek altına alındı. Yapılan değerlendirmede, haftalık ders saati itibarıyla fiilen tam zamanlı çalışan öğretmenlerin, kısmi süreli istihdam kapsamında değerlendirilmesinin hakkaniyetle bağdaşmadığı tespiti yapıldı.
Karara konu başvuru, Bursa’nın Gürsu, Yıldırım, Kestel ve Osmangazi ilçelerinde 2016–2021 yılları arasında görev yapan bir ücretli öğretmene ait. Haftalık 30 saat derse giren öğretmenin, kadrolu öğretmenlerle benzer çalışma temposuna rağmen eksik sigorta primiyle bildirildiği belirlendi. KDK, bu durumun sosyal güvenlik hakkını zedelediğine hükmetti.
22 Ocak 2026 tarihli ve Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca imzasını taşıyan tavsiye kararında, prim ödeme gün sayılarının belirlenmesinde esas alınacak ders saati sınırları açıklandı. Buna göre:
Sınıf öğretmenleri için haftada 12 saat ve üzeri ders yükü
Branş öğretmenleri için haftada 10 saat ve üzeri ders yükü
Bu kriterleri sağlayan ücretli öğretmenlerin hizmet sürelerinin, artık kısmi değil tam süreli çalışma esasına göre Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirilmesi gerektiği vurgulandı.
KDK’nın tavsiye kararı bağlayıcı nitelik taşımamakla birlikte, idareler açısından güçlü bir yol gösterici olarak değerlendiriliyor. Kararın hayata geçirilmesi durumunda, ücretli öğretmenlerin emeklilik, sağlık hizmetleri ve uzun vadeli sigorta haklarında önemli bir iyileşme sağlanması bekleniyor.
Eğitim camiasında geniş yankı uyandıran kararın ardından gözler, Milli Eğitim Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu’nun atacağı adımlara çevrildi. Kararın ülke genelinde uygulanması halinde, yıllardır dile getirilen “eşit işe eşit sosyal güvenlik” talebinin önemli ölçüde karşılık bulacağı değerlendiriliyor.
Ücretli Öğretmenlerde Prim Hesabı Nasıl Değişiyor?
Haftalık ders saatini dolduran ücretli öğretmenler için kısmi süreli sigorta uygulaması sona erebilir.
Prim gün sayısı, artık sadece girilen ders saatine değil, fiili çalışma süresine göre değerlendirilecek.
Karar, özellikle emeklilik hesabı, sağlık hizmetlerinden yararlanma ve uzun vadeli sigorta hakları açısından önem taşıyor.
Uygulama hayata geçtiğinde, geçmişte eksik bildirilen primler için idari düzeltme yolu da gündeme gelebilir.
“KİMLER YARARLANABİLİR?” (GRAFİK ANLATIM)
ÜCRETLİ ÖĞRETMENLER İÇİN YENİ PRİM KRİTERLERİ
✔ Sınıf Öğretmenleri
→ Haftalık 12 saat ve üzeri ders görevi olanlar
→ Tam süreli çalışma kapsamında değerlendirilecek
✔ Branş Öğretmenleri
→ Haftalık 10 saat ve üzeri ders görevi olanlar
→ SGK’ya tam gün üzerinden bildirilecek
✖ Haftalık ders saati bu sınırların altında kalanlar
→ Mevcut kısmi süreli uygulama devam edecek
Bu tavsiye kararı, ücretli öğretmenlik sisteminin yıllardır tartışılan yapısal sorunlarına doğrudan temas eden nadir adımlardan biri olarak öne çıkıyor. Karar yalnızca bir prim hesabı meselesi değil, emeğin karşılığının sosyal güvenlikte görünür kılınması açısından da kritik önem taşıyor.
Uygulamanın hayata geçirilmesi halinde, benzer koşullarda görev yapan binlerce öğretmen için emsal teşkil edecek yeni bir dönemin kapısı aralanabilir. Sürecin nasıl şekilleneceği ise ilgili kurumların atacağı idari adımlarla netlik kazanacak.
Eğitim camiası, bu kararın sahada karşılık bulmasını ve yıllardır dile getirilen mağduriyetlerin kalıcı biçimde giderilmesini bekliyor.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.