15763,79%0,57
43,36% 0,25
50,92% -0,01
6890,26% 0,78
10946,16% 0,00
Eğitimde sadece teorik bilgiye dayalı dönem resmen tarihe karışıyor! Milli Eğitim Bakanlığı'nın yayımladığı 2024-2028 Stratejik Planı, okulların sınırlarını ortadan kaldırarak hayatın her alanını bir öğrenme laboratuvarına dönüştürüyor. Artık öğrenciler tarih dersini sınıfta değil antik kentlerde, fizik kurallarını ise bilim merkezlerinde yaşayarak öğrenecek. Üstelik bu yeni dönemde sadece matematik veya Türkçe netleri değil; geleneksel oyunlardaki maharetler ve müze derslerindeki kazanımlar da öğrencinin geleceğini şekillendirecek. e-Okul Sosyal Etkinlik Modülü ile takip edilecek olan bu "sosyal gelişim haritaları", bir üst eğitim kademesine geçişte kritik bir veri seti sunacak. Peki, bu yeni sistem öğrencinin başarı notunu nasıl etkileyecek? Okul öncesinden liseye kadar zorunlu hale getirilen fiziksel etkinliklerin detayları neler? İşte eğitimde uygulama temelli devrimin tüm şifreleri...
MEB 2024–2028 Stratejik Planı Yayımlandı
Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), 2024–2028 Stratejik Planı ile eğitim sisteminde önemli bir dönüşüm sürecini başlattı. Yeni planla birlikte, teorik bilginin ötesine geçen, uygulama temelli ve çok yönlü öğrenmeyi merkeze alan bir yaklaşım benimsendi.
Planın temel hedefleri arasında; öğrencilerin yalnızca akademik başarılarının değil, sosyal, kültürel ve fiziksel gelişimlerinin de bütüncül biçimde desteklenmesi yer alıyor.
Yeni stratejik plan doğrultusunda, ölçme ve değerlendirme anlayışında kapsamlı bir değişikliğe gidiliyor. Bu çerçevede akademik başarı, tek başına yeterli bir gösterge olarak ele alınmıyor.
Öğrencilerin sosyal becerileri, fiziksel gelişimleri ve katıldıkları etkinlikler, eğitim sürecinin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirilecek. Fiziksel gelişim etkinlikleri ise okul öncesi ve ilköğretim kademelerinde eğitim programına zorunlu olarak entegre ediliyor.
Stratejik planın dikkat çeken başlıklarından biri, geleneksel oyunların eğitim programlarına dahil edilmesi oldu. Bu uygulamayla, çocukların fiziksel hareketliliklerinin artırılması, sosyal etkileşimlerinin güçlendirilmesi ve kültürel aktarımın desteklenmesi amaçlanıyor.
Geleneksel oyunlar, ders içerikleriyle ilişkilendirilerek planlı etkinlikler şeklinde uygulanacak.
MEB’in “Okul Dışı Öğrenme Ortamları” yaklaşımıyla birlikte, eğitimde dört duvar anlayışı geride bırakılıyor. Yeni dönemde; tarihi mekânlar, müzeler, bilim merkezleri ve benzeri alanlar, yalnızca gezi noktaları değil, doğrudan ders yapılan öğrenme ortamları olarak kullanılacak.
Örneğin bir tarih ünitesi, sınıf ortamı yerine ilgili döneme ait bir ören yerinde işlenerek öğrenmenin kalıcılığı artırılacak.
Okul dışı öğrenme faaliyetleri ve sosyal etkinlikler, e-Okul Sosyal Etkinlik Modülü üzerinden kayıt altına alınacak. Öğrencilerin katıldığı sanatsal, sportif ve kültürel çalışmalar sistemli şekilde izlenecek.
Bu verilerle oluşturulacak “sosyal gelişim haritaları”, öğrencilerin bir üst eğitim kademesine geçiş sürecinde akademik notlarla birlikte değerlendirilecek portfolyo verileri arasında yer alacak.
Yeni uygulamayla birlikte öğrencilerin;
Sanat faaliyetlerine katılımı,
Sportif etkinlikleri,
Kültürel çalışmaları,
Okul dışı öğrenme deneyimleri
tek bir çatı altında toplanarak gelişim süreçleri bütüncül biçimde izlenecek. Bu yaklaşımın, öğrencilerin bireysel yeteneklerinin daha erken fark edilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.
MEB’in 2024–2028 Stratejik Planı kapsamında atılan bu adımların, öğrenme süreçlerini daha etkileşimli, kalıcı ve öğrenci merkezli hale getirmesi bekleniyor. Eğitimde uygulama temelli yaklaşımın güçlenmesiyle, öğrencilerin dersle kurdukları bağın da artması amaçlanıyor.
Yeni stratejik plan, eğitimde yalnızca bilgiyi aktaran değil, öğrencinin yaşam becerilerini geliştiren bir anlayışı öne çıkarıyor. Okul dışı öğrenme ve sosyal gelişim odaklı uygulamaların sahadaki etkileri, önümüzdeki yıllarda eğitim sisteminin yönünü belirleyecek.
Veliler İçin Bilgilendirme Kutusu
Bu yeni eğitim yaklaşımıyla birlikte çocuklar yalnızca ders kitabına bağlı kalmadan, yaşayarak ve deneyimleyerek öğrenme imkânı elde edecek. Müfredatta yapılan bu dönüşüm, öğrencilerin akademik, sosyal ve fiziksel gelişimini birlikte desteklemeyi amaçlıyor.
Yeni sistem sayesinde;
Çocuklar hareketli ve aktif öğrenme ortamlarında daha istekli hale gelecek,
Sosyal etkinliklere katılım artacağı için özgüven ve iletişim becerileri güçlenecek,
Müze, tarihi alan ve bilim merkezlerinde yapılan derslerle kalıcı öğrenme sağlanacak,
Sanat ve spor faaliyetleri kayıt altına alındığı için çocuğun bireysel yetenekleri daha görünür olacak,
Akademik notların yanında sosyal gelişim de dikkate alındığından, çocuklar tek tip başarı baskısından uzaklaşacak.
Özetle; bu değişiklik, çocuğunuzu yalnızca sınavlara değil, hayata hazırlayan bir eğitim anlayışını merkeze alıyor.
ESKİ MÜFREDAT
Dersler ağırlıklı olarak sınıf ortamında işleniyordu
Akademik başarı, temel değerlendirme ölçütüydü
Sosyal ve sportif etkinlikler ikincil plandaydı
Okul gezileri çoğunlukla ders dışı etkinlik sayılıyordu
Öğrencinin bireysel yetenekleri sistemli biçimde izlenmiyordu
YENİ MÜFREDAT (2024–2028)
Dersler sınıf dışı öğrenme ortamlarında da işleniyor
Akademik başarı, sosyal ve fiziksel gelişimle birlikte değerlendiriliyor
Geleneksel oyunlar ve fiziksel etkinlikler müfredata entegre ediliyor
Müze ve tarihi mekânlar doğrudan derslik olarak kullanılıyor
Sanat, spor ve kültürel faaliyetler e-Okul üzerinden kayıt altına alınıyor
Öğrenciler için “sosyal gelişim haritaları” oluşturuluyor
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.