14292,72%0,97
42,69% 0,01
50,18% 0,06
5956,04% 0,92
9548,83% 0,71
Eğitim-İş Sendikası, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü vesilesiyle yayımladığı sert açıklamada, Türkiye’de kadınların yaşam hakkının ciddi bir tehdit altında olduğunu belirtti. Kadınların her yerde şiddet ve tacize maruz kaldığını vurgulayan sendika, çözüm için İstanbul Sözleşmesi’ne geri dönülmesi ve 6284 Sayılı Kanun’un tavizsiz uygulanması çağrısında bulundu.
Eğitim-İş’ten 25 Kasım’da Net Mesaj: “Kadınlar Güvende Değil”
Eğitim-İş Sendikası, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla yayımladığı açıklamada, Türkiye’de kadınların yaşam hakkının her geçen gün daha fazla tehlikeye sürüklendiğini vurguladı. Sendika, kadınların evlerinde, iş yerlerinde, sokaklarda ve toplu taşıma araçlarında sistematik biçimde şiddet, taciz ve tehdit riskiyle karşı karşıya bırakıldığını belirtti. Açıklama, bu tabloyu “temel bir insan hakkı ihlali” ve toplumun derinleşen bir yarası olarak nitelendirdi.
Açıklamada, kadına yönelik şiddetin önlenmesi için yalnızca söylem değil, güçlü ve kararlı bir hukuk sistemi gerektiği ifade edildi. Eğitim-İş, özellikle koruma mekanizmalarının güçlendirilmesinin, şiddetin önüne geçilmesi için kritik olduğunu vurguladı. Şiddet faillerinin cezasız kalmasının şiddeti besleyen en büyük unsurlar arasında yer aldığına dikkat çekildi.
Sendika, kalıcı çözüm için üç temel adımın atılmasının zorunlu olduğunu belirtti:
• Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’ne yeniden dönmesi,
• 6284 sayılı Kanun’un hiçbir taviz verilmeden tam kapasiteyle uygulanması,
• ILO’nun C190 sayılı İşyerinde Şiddet ve Taciz Sözleşmesi’nin Türkiye tarafından onaylanması.
Bu düzenlemelerin hayata geçirilmesi halinde hem iş yerlerinde hem toplumsal yaşamda kadınların daha güvenli bir ortamda yaşayabileceği vurgulandı.
Eğitim-İş, kadınlara yönelik şiddetin son bulmasının ancak faillerin etkin şekilde cezalandırılması ve mağdurlara güçlü koruma sağlanmasıyla mümkün olacağını ifade etti. Açıklamada, cezasızlık algısının ortadan kaldırılmasının, toplumda caydırıcılığın artması açısından hayati önem taşıdığı belirtildi. Sendika, bu mücadelenin yalnızca kadınların değil, tüm toplumun ortak sorumluluğu olduğunu da hatırlattı.
Eğitim-İş, tüm kesimleri kadına yönelik şiddete karşı ortak bir duruş sergilemeye davet ederken, kadınların yaşam hakkını koruyan politikaların kararlılıkla uygulanmasının ertelenemez bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Sendika, “Kadınlar özgürce yaşayana kadar mücadele sürecek” mesajıyla açıklamasını noktaladı.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.