14155,46%0,76
42,69% 0,23
50,15% 0,06
5897,70% 0,71
9533,17% 2,62
24 Kasım Öğretmenler Günü vesilesiyle Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Talat Yavuz'dan eğitim sistemindeki sorunlara dikkat çeken sert bir mesaj geldi. Yavuz, öğretmenlerin sistematik olarak değersizleştirildiğini ve emeğin görünmez kılındığını belirterek, "Mülki amirler nezdinde bir kravat kadar bile değer görmüyoruz. Kendi okulumuzun bahçesine otopark ücreti ödemek zorunda kalıyoruz" sözleriyle bürokratik baskıya isyan etti. Yavuz, uyarısını, "Öğretmen değer görmezse, bedelini tüm toplum öder" sözleriyle sonlandırdı.
Öğretmenler Günü’nde Sistemsel Yaralara Dikkat Çeken Sert Mesaj
24 Kasım Öğretmenler Günü vesilesiyle eğitim dünyasına yönelik çarpıcı değerlendirmelerde bulunan Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Talat Yavuz, öğretmenlik mesleğinin yıllardır süregelen bir değersizleştirme süreciyle karşı karşıya olduğunu dile getirdi. Yavuz, kaleme aldığı yazıda hem öğretmenlerin yaşadığı yapısal sorunları hem de eğitim sisteminin kronikleşen açmazlarını güçlü ifadelerle ortaya koydu.
Yavuz’un eleştirilerinin odağında, öğretmenlerin kamusal alanda giderek daha görünmez hâle gelen emeği yer aldı.
Eğitimcilerin çoğu zaman takdir edilmediğini, buna karşın en küçük olumsuz olayda manşetlere taşındığını ifade eden Yavuz, “Şiddet olaylarında bile somut çözüm yerine nasihat dinliyoruz. Bu tablo kabul edilebilir değildir” diyerek tepkisini dile getirdi.
Genel Sekreter, öğretmenlerin günlük hayatta maruz kaldığı uygulamaların da mesleki motivasyonu zedelediğini belirtti.
Yavuz, bazı uygulamalara dikkat çekerek şöyle konuştu:
“Mülki amirlerin gözünde bir kravat kadar bile değer görmüyoruz.”
“Kendi okulunun otoparkına ücret ödeyen öğretmen var, bu durum akıl dışıdır.”
Bu örnekler, eğitimcinin kamu hizmeti içindeki statüsünün ne denli aşındığını gösteren çarpıcı birer gösterge olarak yorumlandı.
Yavuz, resmi törenlerde yaşanan saygı eksikliğine de dikkat çekti. Öğretmenlerin tören adımıyla yürütülmesini eleştiren Genel Sekreter, “Kendileri şeref tribününde otururken bize ciddi görün, yanlarından geçince gülümseyin talimatı veriliyor. Bu yaklaşım, öğretmene duyulan saygının kağıt üzerinde kaldığını gösteriyor” ifadelerini kullandı.
Eğitim yöneticilerinin yaşadığı sıkıntıların daha ağır olduğunu aktaran Yavuz, sürekli değişen kararlar ve merkeziyetçi yönetim anlayışı nedeniyle yöneticilerin inisiyatif alanlarının daraldığını belirtti.
Görev tanımı daraltılan birçok yöneticinin genç yaşta pasif görevlere çekildiğini söyleyen Yavuz, bu durumun kurumsal hafızayı zayıflattığını savundu.
Sürekli değişen eğitim politikalarının faturasını da öğretmenlerin ödediğini vurgulayan Yavuz, “Her sınava biz hazırlıyoruz, her reformu biz uyguluyoruz ancak başarısızlıkta sorgulanan yine biz oluyoruz” diyerek sistemdeki plansızlığın bedelinin öğretmene kesildiğini belirtti.
Teknolojik gelişmelerin öğretmenin yerini alamayacağını özellikle vurgulayan Yavuz, “Yapay zekâ hayatımıza tam olarak girsin de görün; o zaman bir öğretmenin anlamını daha iyi kavrarsınız” sözleriyle öğretmenliğin insan odaklı yapısına dikkat çekti.
Yazısını uyarıcı bir tonla sonlandıran Yavuz, öğretmenliğin saygınlığının korunmasının toplumsal bir sorumluluk olduğuna vurgu yaptı:
“Bu bakış açısı değişmedikçe öğretmen hak ettiği değeri göremez. Unutulmamalıdır ki, öğretmen kaybederse toplum kaybeder. Bu değersizleştirmenin bedeli er ya da geç hepimize yansır.”
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.