15446,37%1,25
43,27% 0,22
50,19% -0,10
6374,59% -0,30
10426,81% 0,75
Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni bir düzenleme, 1 Ocak 2026’dan itibaren 17 milyona yakın emekli, dul ve yetim aylığı alan vatandaşı doğrudan etkileyecek kritik bir uygulamayı resmileştirdi. Yeni hükme göre, SGK’ya prim, genel sağlık sigortası (GSS) primi veya idari para cezası borcu bulunan tüm hak sahiplerinin maaşlarından %25’e kadar zorunlu kesinti yapılacak. Uzmanlar, daha önce tebligat yoluyla ödeme imkânı sunulan borçların, artık doğrudan maaşlardan kesinti yoluyla tahsil edileceğini belirtirken, bu uygulamanın özellikle 7-8 bin TL’den başlayan dul ve yetim aylığı alan düşük gelirlileri 6 bin TL’nin altında bir gelirle yaşam mücadelesine iteceği uyarısında bulunuyor. Düzenleme, dev şirketlerin vergi borçlarının silindiği bir dönemde, bütçe tercihlerinin sosyal adalet ilkesinden uzaklaştığı gerekçesiyle emekli örgütlerinin ve mağduriyet yaşayacak vatandaşların sert tepkisini çekti.
*EMEKLİ MAAŞLARINA OTOMATİK KESİNTİ DÖNEMİ BAŞLIYOR
Milyonları Etkileyen Yeni SGK Düzenlemesi Resmen Yürürlükte**
Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren kritik düzenleme, emekliler ve hak sahipleri açısından 2026 yılının en önemli mali değişikliklerinden biri olacak. Yeni uygulamayla birlikte SGK’ya prim, genel sağlık sigortası (GSS) primi veya idari para cezası borcu bulunan emeklilerin maaşlarından %25’e kadar zorunlu kesinti yapılması artık yasal güvenceye bağlandı.
Değişiklik yalnızca emeklileri değil; dul ve yetim aylığı alan milyonlarca vatandaşı da kapsıyor. TBMM’de kabul edilen düzenleme, sosyal güvenlik sisteminde tahsilât mekanizmasını kökten değiştiren bir adım olarak değerlendiriliyor.
Sosyal güvenlik uzmanı Dilek Ete, yürürlüğe giren maddenin kapsamının tahmin edilenden çok daha geniş olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Gelir veya aylık alan herkes, ister kendi sigortalılığı ister hak sahibi olduğu kişinin sigortalılığı nedeniyle olsun, geçmişe yönelik tüm SGK borçları için bu kesintiye tabi olacak.”
SGK’nın güncel verilerine göre Türkiye’de 16 milyon 677 bin 617 kişi emekli, dul veya yetim aylığı alıyor. Bu grubun yaklaşık 4,3 milyonu tamamen dul-yetim aylığına bağımlı olarak geçimini sürdürüyor.
Yasa, bu vatandaşların geçmiş prim borçlarını doğrudan maaşlarından tahsil edebilecek bir mekanizmayı devreye sokuyor.
En fazla tartışma yaratan başlıklardan biri, dul ve yetim aylıklarından da kesinti yapılacak olması.
Türkiye’de yüz binlerce kişi 5 bin TL’nin altındaki dul-yetim aylıkları ile yaşam mücadelesi veriyor. Uzmanlar, bu grubun yeni uygulama karşısında gelir kaybı nedeniyle çok daha kırılgan hâle geleceği uyarısında bulunuyor.
Ete’nin sözleri durumu özetliyor:
“Bugün dul ve yetim aylıkları çoğu kişide 7–8 bin TL seviyesinden başlıyor. Yüzde 25 kesinti yapıldığında 6 bin liranın altında bir gelirle ayakta kalmak neredeyse imkânsız.”
Yeni düzenleme önemli bir değişikliği daha beraberinde getiriyor.
Daha önce SGK borçları için vatandaşa tebligat gönderiliyor, ödeme imkânı tanınıyor ve borç taksitlendirme süreçleri işletiliyordu.
Ancak 2026 itibarıyla:
Tebligat şartı kaldırıldı,
Borcun bildirilmesi zorunluluğu ortadan kalktı,
Kesinti doğrudan emekli maaşından yapılacak,
Borç kapanana kadar kesinti sürecek.
Uzmanlara göre bu durum tahsilat hızını artırsa da özellikle dar gelirli emekliler için ciddi bir gelir kaybı anlamına geliyor.
Türkiye’de yaklaşık 17 milyon emeklinin yarıya yakını 16.881 TL’nin altında maaş alıyor. Birçok emekli ise temel ihtiyaçlarını bile karşılamakta zorlanıyor.
Bu nedenle, yüzde 25 oranındaki kesinti:
gıda,
kira,
ilaç,
enerji,
ulaşım
giderleri üzerinde doğrudan baskı oluşturacak.
Uzman Dilek Ete, düzenlemenin bütçe politikasındaki önceliklerle çeliştiğini vurgulayarak şu açıklamayı yaptı:
“2026 bütçesinde faiz giderlerine 2 trilyon 720 milyar lira ayrılması, sosyal yardımların ise 900 milyar lira seviyesinde kalması sosyal devlet ilkesinin zayıfladığını gösteriyor.”
Ete’ye göre borç tahsilatı yolunun güçlendirilmesi, emeklilerde sosyal adalet duygusunun zedelenmesine yol açıyor.
DİSK/Devrimci Emekli-Sen MYK Üyesi Ercan Çınarlı, düzenlemeyi “emeklileri daha da yoksullaştıracak bir adım” olarak nitelendirdi:
“5 bin TL gelire sahip yüz binlerce dul ve yetim için bu kesinti ölüm sınırında yaşamaya mahkûmiyet demektir.”
Çınarlı ayrıca büyük şirketlerin vergi borçlarının silinmesine atıfta bulunarak gelir adaleti eleştirisinde bulundu:
“Dev şirketlerin milyarlarca liralık vergi borcu affedilirken, bütçe açığının emeklinin maaşından kapatılması kabul edilemez.”
Düzenleme sahada da tepkiyle karşılandı. Birçok emekli uygulamayı şu sözlerle değerlendirdi:
“Pazar, kira, ilaç… Hepsi zamlandı. Kesinti demek sofra masrafının yarısını kaybetmek demek.”
“Zengine yok, dar gelirliye var. Yük hep bizde.”
“Borç varsa ödenir ama yüzde 25 adil değil. Yüzde 10 olsa en azından nefes alınırdı.”
Yeni kesinti uygulaması şu grupları kapsıyor:
SGK’ya prim borcu olan emekliler,
GSS primi borcu bulunanlar,
İdari para cezası olanlar,
Dul ve yetim aylığı alan tüm hak sahipleri.
Kesintiler maaşın %25’ine kadar yapılabilecek ve borç tamamen kapanana kadar devam edecek.
Ekonomik koşulların her geçen gün daha da ağırlaştığı bir dönemde, gelir düzeyi en düşük gruplardan biri olan emeklilerin maaşlarından otomatik kesinti yapılması toplumsal dengeler açısından kritik bir kırılma yaratabilir. Sosyal devlet olmanın gereği, dar gelirliyi koruyan mekanizmaların güçlendirilmesidir.
Bu düzenlemenin amacı SGK tahsilat sistemini hızlandırmak olsa da etkisi, en kırılgan gruplar üzerinde ciddi sosyal baskı yaratma potansiyeli taşıyor. Özelikle dul ve yetim aylığı alanların bu kesintiyi karşılayacak bir ekonomik gücü zaten yok.
Bu noktada temel soru şudur:
Borç tahsilatı yapılmalı, evet. Peki bunu yapmanın en doğru yolu, geçim sıkıntısı yaşayan milyonların maaşından %25 kesinti midir?
Siz bu düzenlemeyi nasıl değerlendiriyorsunuz? Görüşlerinizi yazabilirsiniz.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.