Türk Eğitim-Sen tarafından açılan davalarda, norm kadro fazlası olduğu gerekçesiyle öğretmenlerin resen (isteği dışında) atanmasına ilişkin işlemler, "aile birliği" ve "ölçülülük" ilkeleri doğrultusunda idari mahkemelerce iptal edildi.
Eğitim camiasında yakından takip edilen norm kadro fazlası atamalarıyla ilgili yargıdan emsal niteliğinde kararlar gelmeye devam ediyor. Türk Eğitim-Sen üyelerinin, mazeret durumlarına aykırı şekilde farklı ilçelere görevlendirilmesi üzerine başlatılan hukuk mücadelesinde, mahkemeler "kamu yararı ile bireysel mağduriyet" arasındaki dengenin korunması gerektiğine hükmetti.
Aydın 1. İdare Mahkemesi, eşiyle aynı ilçede görev yapmakta olan ve küçük çocuğu bulunan bir öğretmenin, ikamet ettiği yerden 75 kilometre uzaklıktaki başka bir ilçeye atanmasını mercek altına aldı. Mahkeme, karar metninde şu değerlendirmelere yer verdi:
Ulaşım Zorluğu: Günlük gidiş-dönüş mesafesinin trafik koşullarıyla birleştiğinde yaşam kalitesini ciddi şekilde düşüreceği belirtildi.
Ölçülülük İlkesi: İdarenin yaptığı işlemin, anayasal güvence altındaki aile huzurunu bozacak nitelikte olduğu ve "ölçülülük" prensibinin ihlal edildiği kaydedildi.
Hukuka Aykırılık: Norm fazlası olan öğretmenin, öncelikle eşinin görev yaptığı ilçe sınırları içerisinde değerlendirilmesi gerektiği vurgulanarak atama kararı iptal edildi.
Bir diğer önemli karar ise Aydın 2. İdare Mahkemesi'nden geldi. Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu bir subayın eşi olan öğretmenin, norm kadro fazlası gösterilerek farklı bir ilçeye gönderilmesini hukuksuz bulan mahkeme, mevzuattaki özel hükümlere dikkat çekti.
Mahkeme heyeti, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ilgili yönetmelikler uyarınca; TSK personeli eşlerinin atamalarında "norm kadro sayılarına ilişkin sınırlamaların uygulanmayacağını" hatırlattı. Kararda, idarenin takdir yetkisini kullanırken Anayasa'nın 41. maddesiyle korunan aile birliğini muhafaza etme yükümlülüğü altında olduğu ifade edildi.
Türk Eğitim-Sen tarafından yapılan açıklamada, öğretmenlerin ailelerinden uzaklaştırılmasının ve zorunlu ulaşım şartlarına mahkum edilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu belirtildi. Sendika, mazeret durumları dikkate alınmadan yapılan resen atamaların iptali için hukuki desteğin süreceğini duyurdu.
Bu kararların, benzer durumdaki binlerce eğitim çalışanı için bir yol haritası niteliği taşıması ve idarenin atama politikalarında daha hassas davranmasını sağlaması bekleniyor.