Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bünyesinde ders saati karşılığı görev yapan on binlerce ücretli öğretmen için 15 günlük yarıyıl tatili, dinlenmekten ziyade ekonomik bir çıkmazı ifade ediyor. Eğitim sisteminin "görünmeyen emekçileri", ders zilinin susmasıyla birlikte hiçbir geliri olmayan iki haftalık zorunlu bir boşluğa mahkûm ediliyor. Sadece maaşları değil, sigorta primleri de yarıya düşen bu öğretmenler; kira, fatura ve temel geçim giderleri karşısında çaresiz bırakıldıklarını dile getiriyor. Mesleki onur ile ekonomik gerçekler arasına sıkışan eğitimcilerin "Nasıl geçineceğiz?" feryadı, eğitimdeki güvencesiz istihdam modelini bir kez daha tartışmaya açtı. İşte tatil döneminde cebi boş kalan ücretli öğretmenlerin yaşadığı çarpıcı geçim mücadelesi...
2025–2026 Eğitim Öğretim Yılı yarıyıl tatilinin başlamasıyla birlikte ücretli öğretmenler için gelir kaybı süreci yeniden gündeme geldi. Ders saati üzerinden ücretlendirilen öğretmenler, tatil süresi boyunca fiilen çalışmadıkları gerekçesiyle maaş alamayacak.
Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde görev yapan ücretli öğretmenler, her yıl yarıyıl ve yaz tatili dönemlerinde benzer bir tabloyla karşı karşıya kalıyor. Tatil süresince ders yapılmaması, ücret ödemelerinin de tamamen durmasına neden oluyor.
Ücretli öğretmenler, yarıyıl tatili boyunca yaklaşık iki hafta boyunca herhangi bir gelir elde edemiyor. Saat başına ödeme esasına göre çalışan öğretmenler için bu dönem, zorunlu gelir kaybı anlamına geliyor.
Aynı zamanda bu süreç, eksik sigorta prim günü olarak da kayıtlara yansıyor. Tatil süresince ders yapılmaması, sigorta günlerinin de yarım yatırılmasına yol açıyor.
İsminin açıklanmasını istemeyen bir ücretli öğretmen, tatil dönemlerinde yaşanan durumu şu sözlerle anlattı:
"Ders olmadığı her dönemde ücretler kesiliyor. Yarıyıl tatili, yaz tatili ya da hava koşulları nedeniyle verilen tatillerde gelirimiz sıfırlanıyor. Öğretmenlik mesleği adına zorlayıcı bir tabloyla karşı karşıyayız."
Öğretmen, yılbaşı ve resmi tatillerde de benzer kesintilerin yaşandığını belirterek, gelir planlamasının neredeyse imkânsız hale geldiğini ifade etti.
Ücretli öğretmenler açısından yarıyıl tatili, sadece eğitim faaliyetlerinin durması değil, aynı zamanda zorunlu gelir kesintisi anlamına geliyor. Tatil süresi boyunca maaş alamayan öğretmenler, geçimlerini kendi imkânlarıyla sürdürmek zorunda kalıyor.
Özellikle kirada yaşayan ve ailesini geçindiren öğretmenler için bu durum, ekonomik açıdan daha da zorlayıcı hale geliyor. Sigorta primlerinin eksik yatması ise uzun vadede sosyal güvence açısından risk oluşturuyor.
Ücretli öğretmenlerin çalışma sistemi gereği, eğitim takvimindeki her tatil dönemi gelirde doğrudan boşluk yaratıyor. Ders yapılmadığı sürece ücret ödemesi yapılmaması, öğretmenlerin yılın belirli dönemlerinde tamamen gelirsiz kalmasına neden oluyor.
Bu durum, yarıyıl tatilinin başlamasıyla birlikte bir kez daha görünür hale geldi.
BİLGİLENDİRME KUTUSU
Ücretli öğretmen, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullarda kadrolu veya sözleşmeli öğretmen ihtiyacının karşılanamadığı durumlarda, geçici olarak görevlendirilen öğretmendir.
Bu öğretmenler:
Ücretli öğretmenlik, hukuki statü açısından geçici görevlendirme olarak tanımlanır ve iş güvencesi içermez.
| Başlık | Kadrolu Öğretmen | Ücretli Öğretmen |
|---|---|---|
| Çalışma Statüsü | 657 sayılı Kanun | Geçici görevlendirme |
| Maaş | Aylık sabit | Ders saati bazlı |
| Tatil Ücreti | Ödenir | Ödenmez |
| Sigorta | Tam gün | Eksik gün |
| İş Güvencesi | Var | Yok |
| Yaz Tatili | Ücretli | Ücretsiz |
| Resmî Tatiller | Maaş kesilmez | Ücret kesilir |
Bu tablo, iki istihdam biçimi arasındaki temel yapısal farkları açık biçimde ortaya koymaktadır.
Ücretli öğretmenlik uygulaması, eğitim sisteminin sürekliliğini sağlamak adına kullanılan bir yöntem olsa da, mevcut haliyle gelir güvencesi ve sosyal haklar açısından ciddi boşluklar barındırıyor. Özellikle tatil dönemlerinde yaşanan gelir kaybı, öğretmenlik mesleğinin ekonomik sürdürülebilirliğini tartışmalı hale getiriyor.
Yarıyıl tatiliyle birlikte ortaya çıkan tablo, geçici istihdam modelinin eğitim emekçileri üzerindeki etkisini bir kez daha görünür kılıyor.
Sizce ücretli öğretmenlerin tatil dönemlerinde gelir kaybı yaşaması eğitim sistemi açısından nasıl sonuçlar doğuruyor?
Görüşlerinizi ve deneyimlerinizi yorum bölümünde paylaşabilirsiniz.