Tarih: 09.01.2026 23:58

Okul yöneticilerinin görev çelişkisi devam ediyor! Öğretmen mi müdür mü?

Facebook Twitter Linked-in

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bünyesinde görev yapan binlerce okul müdürü ve müdür yardımcısı, mevzuattaki tanım karmaşası ve uygulama farklılıkları nedeniyle hukuksal bir çıkmazın içine itilmiş durumda. Yönetici görevlendirme yönetmeliklerinde yer alan "ders yılı" ibaresi ile fiili uygulamadaki "yıl boyu sorumluluk" arasındaki çelişki, eğitim camiasında "eşit işe farklı muamele" tartışmalarını alevlendirdi.

Mevzuatta "Ek Görev", Uygulamada "Tam Zamanlı Mesai"

Bakanlık mevzuatında okul yöneticiliği, ders yılı süresince yürütülen bir "ek görev" olarak tanımlanıyor. Ancak madalyonun diğer yüzü oldukça farklı. Yöneticiler, derslerin kesildiği Temmuz ve Ağustos aylarında da; okulun onarımı, yeni dönem planlaması, resmi yazışmalar ve kayıt işlemleri gibi tüm idari süreçlerden tam zamanlı sorumlu tutuluyor. Eğitimciler şu soruyu soruyor: "Eğer bu görev sadece ders yılına özgü bir ek iş ise, yöneticiler neden yaz tatilinde de sınırsız sorumlulukla okulda bulunuyor?"

Derse Girme Zorunluluğunda Branş Adaletsizliği

Yöneticilerin ders yılı içerisindeki "öğretmenlik" yükümlülüğü ise tam bir kördüğüme dönüşmüş durumda. Mevzuata göre yöneticilerin haftada 2 ila 6 saat derse girmesi bekleniyor. Ancak uygulama branşlara göre büyük farklılıklar gösteriyor:

Derse Girmeyenler: Rehberlik, okul öncesi ve sınıf öğretmenliği branşından gelen yöneticiler, işin doğası gereği fiilen derse giremiyor. Buna rağmen yönetici tazminatlarını ve maaşlarını tam alıyorlar.

Derse Zorlananlar: Branşı ders okutmaya uygun olan (Branş öğretmenleri) yöneticiler ise, maaş kesintisi korkusuyla veya idari baskıyla fiilen sınıfa girmek zorunda bırakılıyor.

Hukuki Belirsizlik Verimliliği Düşürüyor

Ortaya çıkan tablo, okul yöneticiliğinin ne tam zamanlı bir idari kadro ne de tam bir öğretmenlik makamı olduğunu gösteriyor. Ders yılı içinde "öğretmen" gibi sınıfa giren, ders yılı dışında ise "üst düzey yönetici" gibi okulun her türlü sorunundan sorumlu tutulan idareciler, görev tanımlarının netleşmesini bekliyor.

"Net Bir Statü Şart" Çağrısı

Eğitim uzmanları ve sendika temsilcileri, MEB'e şu üç temel adım için çağrıda bulunuyor:

Tanım Netleşmeli: Yöneticilik, ders yılına bağlı bir ek görev mi yoksa yıl boyu süren asli bir görev mi?

Eşitlik Sağlanmalı: Derse girme zorunluluğu ya tüm yöneticiler için kaldırılmalı ya da branş ayrımı gözetmeksizin adil bir formül bulunmalı.

Hukuki Güvence: Görev tanımı belirsiz, ancak sorumluluğu sınırsız olan mevcut yapı, modern yönetim ilkelerine göre yeniden düzenlenmeli.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —