Devlet memurlarının mesai saatleri içerisinde hastaneye gidişleri, yıllardır idare ile personel arasında bir "gri alan" olarak tartışılıyordu. Muayene, tahlil yaptırma veya sonuç gösterme gibi işlemler için harcanan saatlerin yıllık izinden mi düşüleceği yoksa görevli mi sayılacağı sorusu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın yayımladığı 2025 tarihli yeni görüş yazısıyla netliğe kavuştu. Üstelik bu hak sadece memurun şahsını değil, bakmakla yükümlü olduğu birinci derece yakınlarını da kapsıyor. Peki, hastanede geçen her dakika izinli mi sayılacak? İdarenin "ispat" talebi karşısında hangi belgelerin sunulması zorunlu? Kurumların bu konuda takdir yetkisi var mı? İşte milyonlarca memuru ve ailelerini yakından ilgilendiren hastane izni düzenlemesinin tüm yasal detayları...
Memurların Sağlık Nedeniyle Mesai Saatlerinde Geçirdiği Süreler Tartışma Konusu
Devlet memurlarının mesai saatleri içinde hastalık nedeniyle sağlık kuruluşlarında bulunmaları, uzun süredir uygulamada tereddütlere yol açan konular arasında yer alıyor. Özellikle muayene, tetkik, tahlil ve sonuç gösterme gibi işlemler için harcanan sürenin izin kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği, hem kurumlar hem de memurlar açısından önem taşıyor.
Mevzuat hükümleri ve idari görüşler birlikte ele alındığında, bu sürelere ilişkin açık bir uygulama çerçevesi bulunduğu görülüyor.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 105'inci maddesi, hastalık ve refakat izinlerine ilişkin genel esasları düzenliyor. Kanunda, memurun sağlık kuruluşuna başvurması sırasında geçirdiği sürelere ilişkin doğrudan bir yasaklayıcı veya sınırlayıcı hüküm yer almıyor.
Aynı şekilde, konuya ilişkin yönetmelik ve tebliğlerde de memurun muayene ve tetkik amacıyla sağlık kuruluşunda geçirdiği sürenin izin kapsamı dışında tutulacağına dair açık bir düzenleme bulunmuyor.
Bu durum, uygulamada idari görüşlerin belirleyici olmasına neden oluyor.
Kurum uygulamalarında esas alınan en önemli dayanaklardan biri, idari görüş yazıları oluyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 23 Aralık 2025 tarihinde verilen görüş yazısında, mülga Devlet Personel Başkanlığı'nın daha önceki değerlendirmelerine de atıf yapılarak önemli bir çerçeve çizildi.
Söz konusu görüşte, memurun hastalığı nedeniyle sağlık kuruluşunda muayene olması ve bu muayene sonrası gerekli tetkik ve tahlilleri yaptırması için geçen sürenin izin olarak değerlendirilmesi gerektiği açıkça ifade edildi.
İdari görüşlerde altı çizilen önemli bir husus da izin süresinin kapsamı oldu. Buna göre;
İzin, yalnızca muayene, tetkik, tahlil ve sonuç gösterme için fiilen geçen süreyle sınırlı tutuluyor.
Bu durum, memurun o günün tamamı için otomatik olarak izinli sayılması anlamına gelmiyor.
Başka bir ifadeyle, sağlık işlemleri tamamlandıktan sonra memurun görevinin başına dönmesi esası korunuyor.
Uygulama yalnızca memurun kendisiyle sınırlı değil. Mevzuat ve idari görüşler çerçevesinde;
eş,
çocuklar,
anne,
baba
gibi birinci derece yakınların hastalıkları nedeniyle sağlık kuruluşlarında geçirilen süreler de aynı izin kapsamında değerlendiriliyor. Bu durum, özellikle bakıma muhtaç veya refakate ihtiyaç duyan yakınlar açısından önem taşıyor.
Kurumların, izin uygulamasının kötüye kullanıldığına dair şüphe oluşması halinde memurdan belge isteme yetkisi bulunuyor. Bu kapsamda;
muayene fişi,
hastane randevu belgesi,
tetkik veya tahlil istem belgeleri,
sonuç çıktıları
gibi evraklar talep edilebiliyor. Belgelerin ibraz edilmesi halinde, kurumun memuru izinli saymama yönünde takdir yetkisi bulunmuyor.
Mevzuat ve idari görüşler birlikte değerlendirildiğinde ortaya çıkan tablo şu şekilde özetleniyor:
Memurların mesai saatlerinde sağlık kuruluşlarında geçirdiği muayene, tetkik, tahlil ve sonuç gösterme süreleri izin kapsamında değerlendiriliyor.
Bu hak, memurun kendisi ve birinci derece yakınları için geçerli kabul ediliyor.
Gerekli belgelerin sunulması halinde, kurumlar izin vermekle yükümlü oluyor.
Bu çerçeve, uygulamada yaşanan tereddütlerin büyük ölçüde önüne geçiyor.
Memurun Sağlık İzni Uygulamasında Yaşanan Sorunlar
Devlet memurlarının mesai saatlerinde sağlık kuruluşlarında geçirdiği sürelerin izin kapsamında değerlendirilmesi mevzuatla netleşmiş olmasına rağmen, uygulamada ciddi farklılıklar ve sorunlar yaşanıyor. Bu sorunların temelinde mevzuat bilgisinin eksik yorumlanması ve idarenin takdir yetkisinin yanlış kullanılması yer alıyor.
1. Günün Tamamının İzin Sayılmaması Tartışması
Bazı kurumlar, sağlık işlemi nedeniyle izin verilen süreyi tüm güne yayma eğiliminde olurken, bazıları yalnızca saat bazlı izin tanıyor. Mevzuat açık: İzin, yalnızca muayene, tetkik ve tahlil için geçen süreyle sınırlıdır. Ancak bu sınır, memurun hiç izinli sayılmaması anlamına gelmez.
2. "Rapor Yoksa İzin Yok" Yanılgısı
Uygulamada sıkça rastlanan hatalardan biri de sağlık izninin mutlaka raporla belgelendirilmesi gerektiği düşüncesidir. Oysa muayene, tetkik ve tahlil işlemleri için rapor şartı bulunmaz. Muayene fişi veya randevu belgesi yeterlidir.
3. Belgeler Sunulduğu Halde İznin Reddedilmesi
Bazı idareler, belge sunulmasına rağmen izin vermeme yoluna gidebilmektedir. Ancak idari görüşler açık: Belgeler ibraz edildiğinde kurumun izin vermeme yönünde takdir yetkisi yoktur.
4. Yakınlar İçin İznin Tanınmaması
Eş, çocuk, anne ve baba için sağlık kuruluşunda geçirilen sürelerin izin sayılmadığına dair uygulamalarla da karşılaşılmaktadır. Bu durum, mevzuat ve idari görüşlere aykırıdır.
Bu sorunlar, açık bir yasak ya da boşluk nedeniyle değil; uygulayıcıların mevzuatı dar yorumlamasından kaynaklanmaktadır. Oysa idari görüşler, memurun sağlık hakkını ve kamu hizmetinin sürekliliğini birlikte gözeten bir denge kurmaktadır. Uygulamada birlik sağlanmadığı sürece ihtilafların devam etmesi kaçınılmaz görünmektedir.
Soru: Mesai saatinde hastaneye gitmek izin sayılır mı?
Cevap: Evet. Muayene, tetkik, tahlil ve sonuç gösterme için geçen süre izin kapsamında değerlendirilir.
Soru: Tüm gün izinli mi sayılırım?
Cevap: Hayır. İzin yalnızca sağlık işlemleri için fiilen geçen süreyle sınırlıdır.
Soru: Rapor almam şart mı?
Cevap: Hayır. Muayene fişi, randevu belgesi veya tahlil sonuçları yeterlidir.
Soru: Kurum belge isterse vermek zorunda mıyım?
Cevap: Evet. İzin suistimali şüphesi varsa belge talep edilebilir.
Soru: Belgeleri sundum ama izin verilmedi, ne olur?
Cevap: Belgeler ibraz edildiğinde kurumun izin vermeme yönünde takdir yetkisi bulunmaz.
Soru: Eşim veya çocuğum için hastaneye gidersem izinli sayılır mıyım?
Cevap: Evet. Eş, çocuk, anne ve baba için sağlık kuruluşunda geçirilen süreler de izin kapsamındadır.
Soru: Özel hastane veya devlet hastanesi fark eder mi?
Cevap: Hayır. Sağlık kuruluşunun türü açısından bir ayrım yapılmaz.
Bilmeniz Gerekenler
• Mesai saatinde sağlık kuruluşunda geçirilen muayene, tetkik, tahlil ve sonuç gösterme süreleri izinlidir.
• İzin, yalnızca bu işlemler için geçen süreyle sınırlıdır.
• Rapor şart değildir, belge yeterlidir.
• Bu hak; memurun kendisi, eşi, çocukları, anne ve babası için geçerlidir.
• Belgeler sunulduğunda kurum izin vermek zorundadır.
• Keyfi uygulamalar mevzuata aykırıdır.